Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16179 E. 2023/1274 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16179
- Karar No
- 2023/1274
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/731 E., 2019/136 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/684 Esas, 2018/147 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/731 Esas ve 2019/136 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Mahkumiyet hükmünün ve istinaf mahkemesi kararının CMK'nın 230 uncu maddesine uygun gerekçeyi içermediğine, 3.Yöneltilen suçlamayla ilgili olarak yeterli araştırmanın yapılmadığına, 4.Suçlamalarda geçen iddialarla ilgili somut delillerin dosyada bulunmadığına, 5.Legal faaliyetlerin illegal atfedilerek keyfi, hukuksuz, ölçüsüz suçlama yapıldığına, 6.İstenilen delillerin eksik toplandığına ve olmayan iddiaların varmış gibi gösterilerek savunma hakkının kısıtlandığına, 7.Hükmün hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillere dayandığına, 8.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 9.Delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına, 10.Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin yok sayıldığına, 11.Terör örgütü kararı verilebilmesi için açılmış tüm dosyaların birlikte görülmesi gerektiğine, 12.Lehe delillerin göz ardı edildiğine ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine, 13.Sanığın terör örgütü üyesi olarak gerçekleştirmiş olduğu hiçbir eyleminin bulunmadığına, 14.Sanığa isnat edilen eylemlerin Anayasa güvencesi altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden olup suç oluşturacak eylemler olmadığına, 15.Sanığın FETÖ ile irtibatlı Ufuk Özel Eğitim ve Öğretim Sağ. Hiz. A.Ş. isimli firmada soruşturmadan yaklaşık 10 yıl önce kurucu ortak olup, yönetim kurulu başkanlığı yapması aleyhine delil olarak gösterildiğine, sanığın hissesini devrettiği yıllardan yaklaşık 10 yıl sonra bu hususun önüne gelmesinin hukukla bağdaşmadığına, 16. Sanığın 1995-2007 yılları arasında GESİAD isimli derneğe üye olmasının hükme esas alındığına, bu hususun evrensel ilkeleri ihlal ettiğine, 17.Sanığın bir kısım tanık ve sanıklarla Amerika'ya gitmesi ve ...'in ikametinde bulunması eyleminin suç olarak sayıldığına ancak dosya arasında beyanları alınan tanıkların hiçbirisinin aynı fiilden dolayı yargılanmadığına, bu hususun eşitlik ilkesine aykırı olduğuna, 18.Tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, 19.Sanık bakımından örgütün hiyerarşik yapısının çizilmediğine, 20.Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına, 21.Tanıkların somut suç isnadında bulunmadığına, afaki ve soyut isnatlarda bulunduklarına, 22.Eksik ve yanlış hüküm kurulduğuna, 23.Aynı suçtan işlem yapılan şahıslarla aynı tarihte yurt dışı çıkış kaydı bulunduğu iddiasının tarafına sorulmamış bir suçlama olduğuna, bu hususun şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile çeliştiğine, 24.Hakkında isimsiz ihbarda bulunan kişinin son duruşmada huzura geldiği ve kendisini tanımadığını beyan ettiği halde bu hususun duruşma tutanağına yazılması taleplerinin mahkeme heyeti tarafından yerine getirilmediğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "sanık ...'nin ünvanı sonradan ...Temizlik A.Ş olarak değiştirilen Ufuk Özel Eğitim ve Öğretim Sağlık Hizm.İnş.Turz.Day.Tük.A.Ş nin kurucu ortağı olup yönetim kurulu başkanlığını yaptığı, yine sanığın FETÖ/PDY terör örgütü'ne ait olan GESİAD Derneğinin üyesi olup, 1995-2007 yılları arası denetim kurulu üyeliğini yaptığı, her ne kadar yargılama aşamasında bir takım beyanlarını değiştirmiş olsalar da FETÖ/PDY terör örgütü yargılamalarında örgütün korkusu ve baskısı ile yargılama aşamasında bu beyan değişikliklerinin sürekli olması nedeniyle soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilen tanıklar K.K., M.Ş., S.A.'ın beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın 2007-2008 yılında Amerika'ya örgüt liderini ziyarete gittiği, örgütsel toplantılara katıldığı, sanığa ait uçuş kayıtlarından hakkında aynı suçtan işlem yapılan bir çok şahıs ile birlikte yurt dışı çıkış kayıtlarının olduğu, bu şahıslarla dönüş tarihlerininde aynı olduğu, bu kapsamda sanığın yurt dışı seyahatlerinin ve seyahat ettiği kişilerle irtibatlarının örgütsel mahiyet arzettiğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece sanığın örgüt içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemleri nedeni ile sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği" ne karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Silahlı terör örgütü üyeliği yakalama tarihine kadar temadi eden suçlardan bulunduğundan, 11.08.2016 olan yakalanma tarihi suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 10.08.2016 yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve aşamalardaki beyanlarında 2012 yılına kadar bu yapının düzenlediği sohbetlere katıldığını beyan eden sanık hakkında iddianame içeriğine göre beyanda bulunduğu anlaşılan Ö.F.B.'nin aşama beyanlarının onaylı birer suretlerinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınması, akabinde UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında da araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, varsa beyanda bulunan kişiler ile Ö.F.B.'nin tanık olarak beyanlarına başvurularak sanığın eylem ve faaliyetlerinin kapsamı, görgüye ilişkin yer ve zaman hususları ayrıntılı sorularak eylemlerinin somutlaştırılması ile tüm bu delillerin CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve buna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/731 Esas ve 2019/136 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.