Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/15806 E. 2023/2338 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15806
- Karar No
- 2023/2338
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiİnin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/138 Esas, 2018/620 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 7 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/4254 Esas, 2019/519 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, istihbarat bilgisi adli delil olarak kullanılamayacağı, dijital veriler kullanılmadan önce hakim kararı alınması gerektiğine, 5651 sayılı Kanun'un uygulanmadığına, suçun manevi unsuru oluşmadığı, müvekkilinin ByLock'u örgütsel kullanmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, beraatine aksi takdirde HAGB hükümlerinin uygulanarak duruşmalı olarak görülmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait yurtlarda ve evlerde kaldığı, örgütün eğitim yapılanması içerisinde ev abiliği ve bölge talebe mesullüğü (BTM) görevlerinde bulunduğu, Necip kod adını kullandığı, öğrenci velilerinde para toplayarak örgüte maddi kaynak temin ettiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne has gizlilik unsuru içeren, örgüt üyelerinin mobil cihazlarına şifreli olarak özel yöntemlerle kurulan ve örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, ayrıca örgütün gizli haberleşme araçlarından Kakao talk isimli programı da kullandığı, Bank ... hesap hareketlerinin banka mudilerine örgüt lideri tarafından talimat olarak verilen Bank Asyanın işlem hacmini yükseltmek, mali yönden desteklemek ve rasyonel durumunu korumak amacına yönelik olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticileri, üyeleri ve kuruluşlarının, örgütsel dayanışma, moral motivasyon, örgüte maddi kaynak ve eleman temini için yurtiçi yurtdışı gezileri ve otel konaklamaları organize ettiğinin Mahkememizde devam eden ve sonuçlanan davalar ile ByLock programı yazışma içeriklerinden bilindiği, sanığın da örgütün düzenlediği gezilere katıldığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerine dosya genelindeki tanık anlatımları ve diğer deliller ile örtüşmesi nedeniyle itibar edilmiş, sanığın hakkında işlem yapılan şahısların örgüt içindeki konum, faaliyet ve bağlantılarının tespitine yardımcı olduğu, hakkındaki delillere nazaran alınan beyanlarının soruşturma ve kovuşturma açısından etkili ve faydalı bilgiler olduğu kanaatine varılmış ve sanığın pişmanlık duyduğu mahkememizce gözlemlenmiş olmakla sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu kabul edilmiştir. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği toplanan deliller ve yapılan yargılama ile sabit olmakla, sübut bulan suçtan eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren ve teşdiden alt sınırdan kısmen uzaklaşmak suretiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eyleminin 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi kapsamında yer alan terör suçu olması dikkate alınarak cezasında 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci bendi gereğince yarı oranında arttırım yapılmasına, sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşılmakla TCK'nın 221/4-2 nci cümlesi uyarınca cezasında takdiren 3/4 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilecek cezanının sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen cezanın miktarı ve nev'i göz önüne alınarak sanık hakkında CMK'nın 231/5, TCK'nın 50 ve 51 maddelerinin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığına, sanığın hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yazılı haklardan yoksun bırakılmasına dair aşağıda yazılı hükmün kurulması gerektiği sonuç ve vicdani kanaate varılarak hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, silahlı terör örgütüne üye olan sanığın verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte faydalı olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak, sanık hakkında TCK'nın 221/4 üncü maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekir iken, İlk Derece Mahkemesince bu hususta ayrıntılı araştırma yapılmaksızın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı görülmüş ise de, aleyhe istinaf talebinin bulunmadığından, bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmesi gerektiği değerlendirilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir. c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında yaptığı savunmasına göre, örgütün haberleşme organı olan ByLock programını kullanan, örgüte ait evlerde kalan, örgüt liderinin talimatı ile Bank ... hesabında para yatırma ve hesap açma işlemleri gerçekleştiren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna, örgütsel konum ve faaliyetlerindeki çeşitlilik sebebiyle temel cezanın tayinine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/4254 Esas, 2019/519 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.