Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/15179 E. 2023/1558 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15179
Karar No
2023/1558
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1719 E., 2018/2455 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/315 Esas, 2018/120 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/1719 Esas ve 2018/2455 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, gözaltında ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubunun infaz aşamasında değerlendirilebileceği belirtilerek, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yönünden cezanın infazından sonra ayrıca denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kapsamında 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.10.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak; 1. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 4. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yahut herhangi bir yazışma içeriğinin bulunmadığına, 5. Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank Asyadaki hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 6. Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 7. Sohbetlere örgütsel amaçla değil dini saiklerle katıldığına, 8. Suçun unsurlarının teşdit sebebi yapıldığına, 9. Sanık hakkında hata hükümlerinin değerlendirilmesi, aksi takdirde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında üst oranda indirim yapılması ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ByLock raporu, HTS ve CGNAT kayıtları, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmaları, Bank ... bilgileri hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın, örgüt üyelerinin talimatları doğrultusunda, örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kullanmak, örgütün talimatları doğrultusunda örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılmak, uzun süre örgüt içinde yer almak, diğer örgüt üye veya yöneticileri ile sıkı irtibat içinde olmak, Bank Asyaya destek olmak için para yatırmak suretiyle eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik içerdiği kanaatine varılarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağının bulunduğu gözetilerek, eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine, ByLock programını uzun ve yoğun şekilde kullanması, örgüte kazandırılmaya çalışan öğrencilerden sorumlu olması, Bank Asyaya birden fazla kez para yatırması gibi hususlar dikkate alınarak ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmasına, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında etkin pişmanlık kapsamında bilgiler verdiği, örgüt ve örgütle irtibatlı kişiler hakkında bildiklerini anlattığı, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğünün verdiği 23.01.2018 ve 08.11.2017 havale tarihli cevabi yazılara göre, sanığın beyanlarda geçen M. S. T. hakkında daha önce soruşturma olmadığı, sanığın diğer kişiler ile ilgili teşhisler de yaptığı, sanığın öğretmen olarak çalışan bir kişi olduğu dikkate alındığında alınan beyanlarında bilgisi dahilinde bulunan örgüt mensuplarıyla ilgili ayrıntılı ve inandırıcı bilgiler verdiği, bu bilgilerin devam eden veya yeni başlayan/başlayacak soruşturma ve kovuşturmalara katkı sunacağı, sanığın beyanlarının tanık sıfatı kazanacağı ve ismini belirttiği kişiler aleyhine kullanılabileceği anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, gözaltında ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubunun infaz aşamasında değerlendirilebileceği belirtilerek, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yönünden cezanın infazından sonra ayrıca denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması şeklindeki düzeltme sebepleri dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, ByLock sorgu raporları, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, Bank ... kayıtları ve sanık savunmaları itibarıyla, örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından sonraki süreçte de FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde öğretmenler arasında düzenlenen sohbetlere katıldığı, örgüt adına öğrenci takip ettiği, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği ve örgüt liderinin talimat vermesinden sonra Bank Asyada hesap ve katılım hesabı açıp hesaba para yatırarak bakiye artırımında bulunmak suretiyle örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylemlerde bulunduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/1719 Esas ve 2018/2455 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/15179, K. 2023/1558, T. 27.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-15179-e-2023-1558-k-3f10774d9b2e