Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/12516 E. 2023/1537 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12516
Karar No
2023/1537
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2390 E., 2019/476 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarih, 2018/155 Esas - 2018/222 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22.05.2019 tarih, 2018/2390 Esas - 2019/476 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle yapılanmanın terör örgütü olduğunu bilmediğine, örgüt üyesi olmadığına, Mersin KOM şubede bildiği hususları anlattığına, suç işleme kastının olmadığına, mahkumiyet kararının kaldırılmasına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanık ... Uğuz'un 2012 yılında Kütahya Emet Dumlupınar Üniversitesi Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası Bölümünü kazandıktan sonra FETÖ/PDY terör örgütüne ait Zehra Pansiyon isimli kız yurdunda kaldığı ve örgütle bu yurtta tanıştığı, sanık üniversitede okurken 2013/2014 Eğitim - Öğretim yılında örgütün evlerinde kaldığı, sanığın üniversiteyi bitirdikten sonra 2015 yılının Şubat ve Mart aylarında örgüte bağlı yurtta iki ay sigortasız olarak çalıştığı, örgüt tarafından sanığın izdivaç listesine alınıp başka örgüt elemanları ile evlendirilmek istendiği, sanığın bu kapsamda 2 farklı örgüt elemanı ile görüşmeler yaptığı, bu görüşmeler sonrası ikinci görüştüğü kişi olan T. A. ile örgüt tarafından tanıştırılıp nişanlandığı, yaklaşık bir yıl nişanlı kaldıktan sonra kültür farklılığından dolayı nişanı bozduğunu, örgüt içerisinde kullanılan şifreli haberleşme programı olan ByLock yazışmalarında sanığın isminin izdivaç dolayısı ile geçtiği anlaşılmıştır. Sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne ait yurtta kalması daha sonra yine bu terör örgütüne ait öğrenci evlerinde kalması, FETÖ/PDY terör örgütü çalışmalarının sekteye uğramaması, örgüt elemanlarının örgütle bağlantısının kuvvetlenip devam etmesi amacıyla örgüt için önemli kişilerin yine örgüt içinden örgüte bağlı elemanlarla evlendirilmesi öngörülmüş ve bu kapsamda evlenebilecek kişilerin katologları oluşturulmuştur. Sanığın da örgüt tarafından izdivaç listesine eklenmesi ve bu izdivaç dolayısıyla 2 kişiyle görüşmeler yapması ve örgüt tarafından görüştüğü ikinci kişi olan T. A. ile nişanlandırılması, diğer örgüt elemanlarının ByLock yazışmalarında sanığın izdivacı ile ilgili konuşmalar bulunması, sanığın gerek hazırlıktaki ifadesinde, gerekse mahkememizdeki ifadelerinde örgüt evinde kaldığını, örgüt bünyesinde izdivaç nedeniyle görüşmeler yaptığını ve nişanlanıp daha sonra nişanı bozduğunu beyan etmesi, etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirtmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağ kurduğu, eylemlerinde yüksek mahkemenin ön gördüğü çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk unsurları taşıdığı kanaatine varılarak sanık hakkında terör örgütüne üyelik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK'nın 221/4 maddesi kapsamında örgütün yapılanması ile ilgili olarak bildiği ve bilebileceği tüm bilgileri verdiği, sanığın savunmalarında örgütle nasıl ve kimler vasıtasıyla katıldığını, örgüt mensupları, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili detaylı ve samimi ifadeler vererek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemesi üzerine, bu konuda mahkememizce yapılan araştırma neticesinde hakkında FETÖ/PDY terör örgütü soruşturması nedeniyle işlem yapılan kişilere ilişkin bilgiler gözetilerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasının gerektiği nazara alınarak cezasından mahkememizce takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak hakkında TCK'nın 221/4 maddesinin tatbiki ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, suç tarihinin, sanığın yakalandığı tarih olan "26.03.2018" yerine "23.03.2018" olarak yazılması, gözaltı tarihinin de "26.03.2018-02.04.2018" yerine 25.03.2018 - 02.04.2018" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hataları kabul edilmeleri ve hükümden sonra Mersin Adli Emanetinin 2019/4168 sırasın kaydedilen emanet eşyası hakkında mahkemesince her zaman bir karar verilmesinin mümkün görülmesi dışında başkaca bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir. Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır. Dairemizin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasa'ya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. c) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar). TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre; örgüt tarafından izdivaç listesine alınarak başka örgüt elemanları ile evlendirilmek istenen, bu kapsamda iki farklı örgüt elemanı ile görüşmeler yapan, bu görüşmeler sonrası ikinci görüştüğü kişi olan T. A. ile örgüt tarafından tanıştırılıp nişanlanan ancak bir yıl nişanlı kaldıktan sonra nişanı atan, örgüt içerisinde kullanılan şifreli haberleşme programı olan ByLock yazışmalarında ismi izdivaç dolayısı ile geçen, örgüte ait pansiyonda iki ay süre ile sigortasız şekilde çalıştığı belirlenen, ByLock kullanıcısı olmayan ve örgütsel bir konumu da tespit edilemeyen sanığın sanığın eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmadığı, örgütle irtibatının sempatizanlık düzeyini aşıp hiyerarşik yapıya girdiği her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de, 1) Yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini 2) Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin TCK'nın 221/4-2 nci cümle maddesi yerine TCK'nın 221/4 üncü maddesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22.05.2019 tarih, 2018/2390 Esas - 2019/476 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/12516, K. 2023/1537, T. 27.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-12516-e-2023-1537-k-a52d88ea6195