Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11133 E. 2025/25197 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11133
- Karar No
- 2025/25197
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/277 E., 2018/622 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/168 E., 2017/198 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak 26.07.2016 (Sanık ... yönünden) HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve .. müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Olağan bir kanun yolu olarak düzenlenen temyiz davası yönünden de adil yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerin sağlanmasında zorunluluk bulunmasına (AYM Hasan İşten, B. No: 2015/1950, 22/2/2018, § 37), Anayasa’nın 36/1, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1. maddeleri ile teminat altına alınan (AYM .. .. Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd.Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 34) ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek, uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelen (AYM .. .., B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52) Mahkemeye erişim hakkı bağlamında; kanun yoluna başvurma hakkının belli bir süre koşuluna bağlanmasının hukuki güvenlik ve istikrarın sağlanması gibi önemli ve meşru bir amaca hizmet ettiğinde (AYM .. .., B. No: 2014/7805, 25/10/2017, § 59), şartları ve usulü açık bir şekilde ortaya konulmak şartıyla (AİHM ../.. Başvuru no; 26986/03 15.01.2007 t.) öngörülen usul şartlarına uyulmaması sebebiyle kanun yolu başvurusunun reddedilmesinin bu hakkın ihlali sonucunu doğurmayacağında (AİHM Sjöö/İsveç Başvuru no; 37604/97) kuşku olmamakla birlikte, yargısal başvuru usullerinin belirli ve öngörülebilir olmasında zorunluluk bulunduğundan (AYM .. .., §45), temyiz davası açma sürelerini düzenleyen mevzuata ilişkin farklı yorum ve uygulamaların ortaya çıkardığı belirsizlik ve özellikle derece mahkemesi kararında gösterilen başvuru yöntem, mercii ve süresine ilişkin yetersiz bilgiye güvenilerek yapılan kanun yolu başvurularının süre aşımından reddedilmesinin öngörülemez ağır ve orantısız sonuçlara sebep olacağı (AYM .. .. B. No: 2014/1382, 22/9/2016 ) gözetilerek, CMK'nın 291. maddesinde öngörülen sürede verdikleri gerekçesiz temyiz dilekçeleri ile kanun yoluna başvurma yönündeki istek ve iradesini ortaya koyan sanıklar ..., ... ve .. ... müdafiilerine, aynı Kanun'un 295. maddesinde düzenlenen temyiz gerekçesi/nedeni bildirme için verilen yedi günlük sürenin, hak düşürücü niteliğine ilişkin sonuçlarının incelemeye konu kararda ya da bu kararın tebliğine dair mazbatada açık ve anlaşılır biçimde gösterilmediği, ayrıca gerekçeli kararda temyiz süresinin 15 gün olduğunun yazıldığı anlaşılmakla temyizin süresinde ve gerekçeli olduğu kabul edilmekle, Yargıtay Cumhuriyet savcılığının temyiz isteminin reddi yönündeki tebliğnamesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede: 1-Sanıklar ... ve ... yönünden: Gerek ByLock içerikleri, gerekse tanık .. ve hükme esas ve hükümden sonra gelen diğer beyan sahiplerinin beyanları itibariyle .. ilçesi imamı olduğu bu yönde faaliyetlerde bulunduğu anlaşılan sanık ...'nın, Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun biçimde teşdiden cezalandırılması gerekirken, temel cezanın asgari hadden uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ... yönünden: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanıkların örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; Sanık ... yönünden, ilgili birimlerden Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden istenmesi ve bulunması halinde, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında tutanağında ekleyen eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, beyanı okunmakla yetinilen gizli tanık ".."'in bizzat dinlenmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığı araştırılması; Sanık ... .. yönünden ise hükümden sonra gelen ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağın ve sanık hakkında beyanda bulunan .. .., .. ., 'ye ait ifade tutanaklarının okunması, beyanı okunmakla yetinilen .. ... ve gizli tanık ..'in ayrıca yukarıda ismi yazılı kişiler ile tespiti halinde diğer beyan sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmesi, ile tüm delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışıldıktan sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi; Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.