Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/6646 E. 2026/4561 K. – boşanma
Konu: boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6646
- Karar No
- 2026/4561
- Karar Tarihi
- Konu
- boşanma
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/387 E., 2025/799 K. DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil - Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/734 E., 2023/919 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekilince katılma alacağı talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince ".... her ne kadar ... . Noterliğinin 02/01/2018 tarihli feragatnamesinde davacı erkeğin taşınmaza yönelik hak ve taleplerinden vazgeçtiği savunulmuş ise de doğmamış haktan feragat edilemeyeceği kuralı gereğince bu savunmaya itibar edilemeyeceği ancak taraflar arasındaki boşanma davasında davacının sürekli alkol kullandığı, bütün kazancını alkole harcadığı, bundan dolayı borçları olduğu, bu nedenle müşterek evin ihtiyaçlarını karşılamaması sebebiyle davacı erkeğin kusurlu bulunduğu, bu husus ile dosyada dinlenen tanık beyanları ve banka kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde 27 38... parsele ilişkin ödemelerin tarafların oğlu ve davalı kadının ailesi tarafından yapıldığının kabulünün hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davacı erkeğin açtığı katılma alacağı davasının reddine" karar verilmiştir.
Davacı erkeğin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, karar davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 222/1 inci maddesi uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. 4721 sayılı Kanun'un 222 maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır.
Ayrıca, ispat yükü 4721 sayılı Kanun'un 6/1 maddesinde “... Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. ... ” ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesinde de, “... İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. ...” şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan kanuni düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; davacı erkek noterde dava konusu taşınmaza yönelik hak ve taleplerinden ileriye dönük vazgeçtiğini düzenleyen bir feragatname imzalamış ise de; noterde tek taraflı olarak düzenlenen bu feragatname, mal rejiminden doğan haklardan feragat niteliğinde olmayıp mahkemece bu feragatnameye geçerlilik tanınmaması yerinde ise de, davanın yukarıda yazılı gerekçeyle reddi de doğru görülmemiştir. Şöyle ki tarafların 23.06.1993 tarihinde evlendiği, 26.09.2019 tarihinde açılan boşanma davası sonucu 2021 tarihinde kesinleşen ilamla boşandıkları, taşınmazın edinme tarihi itibariyle (07.09.2016) edinilmiş mal olduğu, evlilik birliği içerisinde edinilen bu taşınmazın bazı ödemelerinin kadının çalışması karşılığında yapılmasının taşınmazın edinilmiş mal olması kuralını değiştirmeyeceği ancak davalı kadının tasfiye konusu taşınmazın bir kısmının kardeşi ve yengesi tarafından verilen paralarla alındığına yönelik kişisel mal savunması bulunduğu anlaşılmıştır.
O halde, taşınmazın edinilmiş mal olduğu ancak davalının kişisel mal savunması bulunduğu gözetilerek Mahkemece, davalı kadının sunduğu savunma delilleri de değerlendirilerek varsa tespit edilecek kişisel mal miktarının taşınmazın edinme tarihindeki oranı bulunarak iş bu oranda davalı kadın lehine kişisel mal denkleştirmesi yapılıp davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekirken delillerin hatalı değerlendirilerek ret kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.