Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5916 E. 2026/3267 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5916
- Karar No
- 2026/3267
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/499 E., 2025/1698 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/120 E., 2023/200 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını ve uzun yıllar yurt dışında yaşayan müvekkilinin kardeşi olan davalıya Türkiye'deki resmi işlemleri ile ilgilenmesi için genel vekaletname verdiğini, adına kayıtlı bulunan bir kısım taşınmazların kamulaştırılması ile kamulaştırma bedellerinin vekaleten davalının hesabına yatırıldığını, davalının bu hususta müvekkiline hiç haber vermediği gibi kamulaştırma için hiç para ödenmediğini söyleyerek müvekkilini kandırdığını, yaptığı araştırma üzerine gelen 05.01.2022 tarihli cevabi yazı ile ödemelerin yapıldığını öğrendikten sonra alacakların tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını ancak itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının her zaman Türkiye'de bulunamaması sebebi ile burada bulunan tüm işlerine müvekkilinin koşturduğunu, davacı adına çekilen paraların bir kısmının ortak yapılan evin harcamaları için kullanıldığını, davacının gayrimenkulüne kuyu açıldığını, kuyu açma parası da eklendiğinde davacının müvekkiline borçlu durumda olduğunu, ayrıca davacının isteği üzerine kamulaştırma bedelleri için yatan paradan 90.000,00 TL'nin çekilip aynı gün davacının kendisinin belirtmiş olduğu hesabına yatırıldığını ve buna ilişkin makbuzun sunulduğunu, yapılan işlemlerin güvene dayalı olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma paralarının davacının vekili davalı hesabına yatırılıp onun tarafından çekildiğinin sabit olduğu, her ne kadar davalı, oğlunun hesabından davacının hesabına gönderilen 90.000,00 TL'nin kamulaştırma bedeli olduğunu savunmuşsa de, banka dekontunda bu yönde herhangi bir açıklama yer almadığı gibi kamulaştırma paralarının çekilmesinden çok sonra 24.08.2020 tarihinde gönderilen 90.000,00 TL'nin kamulaştırma parası olarak gönderildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, bankadan çektiği kamulaştırma paralarını vekil eden davacıya ödediğini ispat yükünün vekil olan davalı tarafta olduğu, davalı tarafça davacıya yemin teklifinde bulunulduğu ve yeminin eda edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 25.356,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tanıklarının beyanıyla ödeme iddiasının ispat edilemediği, davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, Mahkemece davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, davacının kamulaştırma bedelini almadığına dair teklif edilen yemini eda ettiği gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kardeşi ile kendisinin tüm gelir giderlerini müvekkilinin ayarladığını, Kuruma daha önceden müvekkilinin hesabı bildirildiği için paranın bu hesaba yattığını, davacının da o sırada müvekkilinin yanında bulunduğunu, bankaya da beraber gittiklerini, davacının parayı yatırması için müvekkilinin oğluna verdiğini, oğlunun da aradan yarım saat bile geçmeden parayı davacının hesabına yatırdığını, bu sebeple yasal hakları olan yemin teklifinde de bulunduklarını, davacı asilin de yemin sırasında "orada bulunabilirim, ne olmuş, yatan parayı kabul etmiyorum" dediğini, yani paranın çekildiği sırada hep birlikte olduklarını kabul ettiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, rakamlar arasında uyumsuzluk bulunduğunu, inkar tazminatının ana bedel üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu olaydan sonra davacı tarafından aleyhine şikayet yoluna başvurulmuş ise de delil olarak bildirilen bu dosyanın takipsizlik ile sonuçlandığını, Mahkemece bu durumun göz önüne alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190/1. maddesi gereği herkes iddiasını ispatla yükümlü olup; vekil olan davalının vekilin hesap verme yükümlülüğü kapsamında banka hesabına davacı adına yatırılan kamulaştırma bedellerini iade ettiği hususunu ispatlayamadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesinde; ''...davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği hükmedilen icra inkar tazminatının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.