Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/9224 E. 2026/12092 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/9224
- Karar No
- 2026/12092
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2026/43 E., 2026/235 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. Maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkiline isnat edilen suçu işlemek için bir sebebi bulunmadığına, maddi bir sebep ileri sürülmeksizin verilen kararın, ceza yargılamasının en temel ilkelerinden masumiyet karinesine ve kuşkudan sanık yararlanır ilkesine aykırılık teşkil ettiğine, bu nedenle, sanığın sübuta eren eyleminin isnat edilen suçu teşkil edecek herhangi bir özelliği bulunmadığına, kesin bir kanaat vermekten uzak varsayımlara dayanılarak, cezalandırılmasının istenilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın suçtan doğan zararı gidermek istediğinin, şikâyetçinin ise zarar tazmin talebi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle zararın giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi ve ödeme yapıldıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; ayrıca sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 168/2. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.