Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/5653 E. 2026/8186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5653
- Karar No
- 2026/8186
- Karar Tarihi
BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/552 E., 2026/31 K. SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onaması, düşme
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçuna yönelik 27.01.2026 tarihli ek karara yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Doğrudan tayin edilen adli para cezalarının miktarı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin reddine ilişkin 27.01.2026 tarihli ek kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz istemlerinin reddiyle, temyiz istemlerinin reddine dair ek kararın Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.09.2022 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 24.03.2023 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın gece vakti sayılan saat 03.00 sıralarında şikâyetçilerin yan yana olan iş yerlerine girmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4. maddesinde belirtilen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan (aslî) dava zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle oluşan durma süresi de eklendiğinde) 24.05.2016 olan ilk mahkûmiyet tarihinden 09.01.2026 olan ikinci mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye uygun olarak DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.