Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/4415 E. 2026/8344 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4415
Karar No
2026/8344
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/390 E., 2025/670 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/633 Esas, 2016/235 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bahsi geçen kararın itiraz edilmesi üzerine 29.03.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; dosya kapsamına ve suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hüküm fıkralarının yazılış biçimine göre; hükmün B bendinde suça sürüklenen çocuk ...'nın ad ve soyadının sehven yazıldığı kabul edilerek yapılan incelemede; I) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk ...'a yüklenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun zarar doğurmaya elverişli bulunmadığı anlaşılmış ise de; suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında kasıtlı suçtan verilmiş mahkûmiyet kararı bulunduğundan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık, suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Suç tarihinde 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını tamamlamamış bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında, hırsızlık suçundan 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, yargılamaya konu suç tarihinden sonra işlenmiş suçla ilgili olarak suç tarihinden sonra düzenlenmiş rapor esas alınarak yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2. Suç tarihinde 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında ... İlçe Devlet Hastanesince düzenlenen 12.05.2015 tarihli raporda; suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğunun belirtildiği, bozma sonrası düzenlenen 22.05.2025 tarihli sosyal inceleme raporunda ise, suça sürüklenen çocuğun fiile karşı hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yetisine sahip olmadığının bildirildiğinin anlaşılması karşısında; raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından; suça sürüklenen çocuğun 12.05.2015 tarihinde işlediği iddia olunan yargılamaya konu hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları ile ilgili olarak işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ya da tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden heyet raporu aldırılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3. Tüm dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocukların bahsi geçen iş yerinden para çalmaları şeklinde gerçekleşen somut olayda; şikâyetçinin soruşturma aşamasında toplam 1 05... TL, kovuşturma aşamasında 150 TL para çalındığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihi itibarıyla değer azlığı hükümlerinin uygulanmasının olanaklı olmadığı gözetilmeden suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi uyarınca uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, 4. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 1 45... /3. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan eksik ceza tayin edilmesi, 5. Suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin, lehe hükümlerin uygulanması isteklerinin, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması talebini de içerdiği hâlde; suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasında erteleme sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek tayin olunan 3 yılı aşmayan hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmedilen ceza miktarı gerekçe gösterilerek suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan tayin edilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, 6. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkemenin 08.03.20 16... .07.2022 tarihli kararlarında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 6.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilip bu miktarın 24 eşit taksit hâlinde ödenmesine karar verildiği ve kararın sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle taksit sayısının kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden bozma üzerine verilen kararda suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuk...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/4415, K. 2026/8344, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-4415-e-2026-8344-k-15f7baf19406