Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/266 E. 2026/8427 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/266
- Karar No
- 2026/8427
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/233 E., 2022/1423 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade, bozma
I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden yapılan incelemede
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile değişik 231/12. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar itirazı kabil kararlardan olup, UYAP'tan yapılan sorgulamada iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itirazın reddi suretiyle 07.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin anılan karara yönelik temyiz istemi ile ilgili inceleme yapılmasına yer olmadığına, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; "ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında sanık müdafiinin beyanlarına itibar edilmediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, tanık beyanları arasında çelişki olduğuna, olay yeri inceleme tutanağı ile 20.08.2018 tarihli duruşmada dinlenilen iş yeri yetkilisinin beyanı arasında tutarsızlık olduğuna, her ne kadar başlangıç aşamasında katılanla sanık arasında husumet olmadığı belirlense de, hırsızlık iddiası sonucu katılanın, sanığın iş akdini tazminat olmaksızın feshettiğine, suçun yasal unsurları bulunmadığı halde üst sınırdan ve zincirleme suç olarak olarak nitelendirip sanık hakkında ceza tayin edildiğine"; katılan vekilinin temyiz isteminin, "atılı suç serbest bölgede işlediğinden Ticaret Bakanlığına ihbarda bulunulması gerektiğine, suç vasfına, suçun sübut bulduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içinde bulunan 02.07.2017 tarihli CD izleme ve tespit tutanağına göre ...İmalat ve Sanayi isimli şirkette şoför olarak çalışan sanığın, olay gecesi saat 22: 55... :11 saatleri arasında toplam 3 kez, sevk ve idaresindeki minibüs ile söz konusu şirkete ait depoya gelerek, depoda bulunan alimünyum ham maddesini çalması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın eylemleri gerçekleştirdiği zaman aralığı ile yenilenen kastı göz önüne alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.