Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1333 E. 2026/7386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1333
Karar No
2026/7386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/839 E., 2025/161 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, eşya müsaderesi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 03.02.2026 tarihli ve 2025/4445 Esas, 2026/745 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.05.2026 tarihli ve 7-2025/75065 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmiş bir karar bulunmadığından ilk derece mahkemesinin 21.03.2025 olan karar tarihi itibarıyla

yürürlükte bulunan 02.03.2024 tarihli (12.03.2024 tarihinde yürürlüğe giren) ve 7499 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. madde hükümleri nazara alındığında, 17.05.2016 tarihli hükmünü inceleyerek bozma kararı veren Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, bu bozma kararı sonrasında ilk derece mahkemesinin 21.03.2025 tarihinde verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının istinaf yoluna tabi olması sebebiyle temyizen incelenemeyeceğinden bahisle, Dairemizin 03.02.2026 tarihli ve 2025/4445 Esas, 2026/745 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, dosyanın görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesi, itirazın yerinde görülmediği takdirde 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun, 08.10.2025 tarihli ve 2025/169 Esas; 2025/381 Karar sayılı ilâmında da ayrıntılarına değinildiği üzere;

Bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra göreve başlaması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un "Temyiz ve karar düzeltme" başlıklı 8/1. maddesinde; "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır." hükmüne yer verilmek suretiyle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun), bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.

Kanun koyucu tarafından, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden önce verilerek temyiz incelemesinden geçen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklindeki düzenleme yoluyla bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce karar verilen hallerde kesinleşmeye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil, temyiz kanun yolu olduğuna işaret edilmiştir.

Kanun koyucunun düzenlemeye ilişkin ortaya koyduğu iradede, doğrudan temyiz incelemesine imkân sağlanarak kanun yolu incelemesinin makul sürede sonuçlandırılmak istendiği de açıktır. Yine istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından kesinlik sınırları içinde kalacak şekilde hüküm kurulmasının da mümkün olması karşısında bahse konu karara karşı temyiz denetim yolunun kapalı olması daha önce bu hakkı elinde bulunduran taraflar yönünden aleyhe bir durum yaratacağından kazanılmış hakların korunması ilkesini de barındıran hukukî güvenlik ilkesine aykırı bir durum yaratacaktır.

Bu suretle; 5271 sayılı Kanun'un 12. maddesindeki değişikliklere ilişkin, aynı Kanun'a eklenen geçici 6/2-b-c madde ve fıkralarındaki; "b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır. c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır." şeklindeki düzenlemeler de göz önüne alındığında, belirtilen tüm bu gerekçeler ve Dairemizin, bahse konu dosyaya dair 03.02.2026 tarihli ve 2025/4445 Esas, 2026/745 Karar sayılı kararında belirtilen nedenler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,

2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 03.02.2026 tarihli ve 2025/4445 Esas, 2026/745 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1333, K. 2026/7386, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-1333-e-2026-7386-k-bae5676d79a8