Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3637 E. 2026/11325 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3637
Karar No
2026/11325
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/277 E., 2025/542 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2026 tarihli ve KYB-2026/17842 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında inceleme konusu 01.02.2020 tarihinde müşteki ...'e yönelik işlemiş olduğu nitelikli hırsızlık ve nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçları nedeniyle, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2022 tarihli ve 2021/121040 soruşturma, 2022/60 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/70 esas, 2022/232 kararı ile dosyanın Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/760 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/760 esas, 2022/540 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükümlerin açıklanarak Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/277 esas, 2025/542 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, Suça sürüklenen çocuk hakkında inceleme dışı 02.02.2020 tarihinde aynı müştekiye karşı işlediği nitelikli hırsızlık ve nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2020 tarihli ve 2020/11646 soruşturma, 2020/4465 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılama sonunda Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/85 esas, 2020/235 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, 143/1, 145, 168/1, 116/4, 119/1-c, 31/3 (2 kez), 37/1 (2 kez) ve 62/1. (2 kez) maddeleri gereğince 8 ay 10 gün ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 25.11.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, 1-Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 01.07.2025 tarihli kararda, ''suça sürüklenen çocuk hakkında 02.02.2020 tarihli geceleyin hırsızlık ve geceleyin iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/85 esas, 2020/235 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 143/1, 116/2,4, 119/1-c, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun 01.02.2020 tarihli aynı nitelikteki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi anlamında değerlendirilmesi ve ek cezaya hükmolunması gerektiği'' belirtilmiş ise de, suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonunda, inceleme konusu 01.02.2020 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık ve nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından mahkûmiyet kararı verilerek zincirleme suç hükümleri uygulanması, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonra kesinleşen kararda verilen cezaların mahsup edilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-Nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 119/1-c maddesinde yer alan “Birden fazla kişi tarafından birlikte…işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” şeklindeki düzenleme gereğince artırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik ceza tayin olunmasında; isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A) 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması durumunda, cezanın nasıl belirlenmesi gerektiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli ve 2012/13-1543 E., 2013/257 K. sayılı kararında,"Bir suçun zincirleme biçiminde işlendiğinin kabulü halinde, faile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmeyecek, tek bir ceza verilip bu ceza üzerinden TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılacaktır.

Failin işlediği suçlar aynı nitelikte ise, örneğin her biri suçun basit veya nitelikli hali ise burada ceza bu basit veye nitelikli hal üzerinden belirlenecektir. Failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit bir kısmı da nitelikli hali ise, nitelikli hal daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza bunun üzerinden belirlenmeli, ancak nitelikli hal suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza suçun basit şekli üzerinden belirlenmelidir. Suçlardan birinin tamamlanmış diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulmalıdır. Tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyorise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır.

Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza,teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmamalıdır." şeklinde açıklanmış, Keza, zincirleme suçlardan biri hakkında açılan kamu davası sonucunda zincirleme suç hükümleri uygulanmadan hüküm kurulmuş ve kesinleşmiş ise, henüz sonuca bağlanmayan zincirleme suça tâbi diğer suç hakkında nasıl hüküm kurulması gerektiği hususu ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 E., 2016/128 K. sayılı kararında, "Zincirleme suça dâhil olan suçlardan biri hakkında beraat kararı verilmiş ya da zamanaşımı, genel af, şikâyetten vazgeçme gibi ceza ilişkisini ortadan kaldıran bir sebebe dayalı olarak hüküm kurulmuşsa artık o suç bakımından zincirleme suç ilişkisi kalkacağından henüz sonuca bağlanmayan suçla ilgili kesinleşen hükme konu fiil gözetilmeksizin bağımsız hüküm kurulmalıdır.

Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir." şeklinde açıklanmıştır.

Bu açıklamalar ışığında incelenmesi gereken dosya kapsamına göre; şikâyetçinin oğlu olan tanık ... ile arkadaşlık yapan hükümlü ...'ün, suç tarihinden önceki bir zamanda evine gelen ...'in, babasına ait iş yerinin anahtarını ...'nin yaşadığı evde unutması üzerine bu anahtarı çoğalttığı ve 01.02.2020 tarihinde, gece vakti şikâyetçinin iş yerine bahse konu anahtar ile kapıyı açıp inceleme dışı suç ortağı (üvey kardeşi yaşı büyük sanık ... ...) ile birlikte girerek iş yerinden 400 TL para ile 20 TL değerinde sigara ve çikolata çaldıkları; 1 gün sonra 02.02.2020 tarihinde gece vakti şikâyetçinin aynı iş yerine yine yanında inceleme dışı suç ortağı ... ile birlikte aynı yöntemle girerek iş yerinden 150 TL para ile 9 TL değerinde bisküvi ve çikolata çaldıkları; İnceleme dışı 02.02.2020 tarihli eylemle ilgili olarak hükümlü ... hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2020 tarihli iddianamesiyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/85 Esas, 2020/235 Karar sayılı kararı ile, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 143, 145, 31/3, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 8 Ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 Ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve kararın 25.11.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği; 01.02.2020 tarihli eylemle ilgili olarak ise hükümlü ... hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2022 tarihli iddianamesiyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/232 Karar sayılı kararı ile dosyanın (inceleme dışı sanık ... ... hakkındaki yargılamanın devam ettiği) Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/760 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/760 Esas, 2022/540 Karar sayılı kararı ile hükümlünün hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d-h, 143/1, 31/3, 168/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 43/1, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 8 Ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 02.06.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği; hükümlünün denetim süresi içerisinde 08.08.2024 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükümlerin açıklanarak Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/277 Esas, 2025/542 Karar sayılı kararı ile hükümlünün hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d-h, 143/1, 31/3, 168/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 43/1, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 8 Ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, açıklanan bu hükümlerin istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; ...'ün güncel adlî sicil kaydı irdelendiğinde; hakkında Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli kararıyla açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve 25.11.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılan hükümlerin açıklanması için 3 yıllık denetim süresi içerisinde ihbara konu olabilecek bir suç işlemediği; bu durumda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/10. maddesi gereği 02.02.2020 tarihli eylemle ilgili olarak açıklanması geri bırakılan hükümlerin ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği nazara alındığında, zincirleme suç ilişkisi kalkacağından 01.02.2020 tarihli eylemle ilgili -kesinleşen hükme konu fiil gözetilmeksizin- bağımsız hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B) 3 No.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; Hükümlünün, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; anılan suçtan hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 1 No.lu kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3 No.lu kanun yararına bozma isteminin gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle KABULÜNE, Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2025 tarihli ve 2025/277 Esas, 2025/542 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3 No.lu kanun yararına bozma isteminin kabulü sonucu verilen kararın niteliği itibarıyla 2 No.lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/3637, K. 2026/11325, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-3637-e-2026-11325-k-5f2ea500f23d