Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/1456 E. 2026/12267 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1456
Karar No
2026/12267
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3257 E., 2025/1352 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Sanığın yokluğunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 27.06.2025 tarihli kararının sanığa 15/10/2025 tarihinde cezaevinde tebliğ edildiği, sanık tarafından kararın tebliğinden önce verilen 09.07.2025 tarihli temyiz dilekçesi gerekçesiz olmakla birlikte, tebliğden sonra verilen 15/10/2025 tarihli temyiz dilekçesinde gerekçe bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, olayla ilgili kamera kaydı, parmak izi ve tanığın bulunmadığına, katılanın kendisini teşhis edemediğine, dosyanın zamanaşımına uğradığına, olayla bir ilgisinin olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın, temyiz dışı sanıklarla iştirak hâlinde, katılanın iş yerinin kepenk kilidini kesmek suretiyle depodan; etek, yelek, ceket ve takım elbiseleri çalarak kango tipi araçla olay yerinden uzaklaştıkları somut olayda; eylemin 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/4 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 17.05.2012 gününden karar tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/1456, K. 2026/12267, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-1456-e-2026-12267-k-2da49442da55