Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/3837 E. 2026/23 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3837
Karar No
2026/23
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 17.09.2024 SAYISI : 2024/1113 E., 2024/2216 K. HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan verilen 17.09.2024 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 17.09.2024 tarihli ve 2024/1113 Esas, 2024/2216 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuklar hakkında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetlerine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf talebinde bulunmaları üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin istinaf başvurusunun süresinde olmadığından reddine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise hükümlerin bozulmasına ve bozma kararının, suça sürüklenen çocuk ...'a sirayet ettirilmesine karar verildiği; bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde suça sürüklenen çocukların mahkûmiyetlerine karar verildiği, devamında tarafların istinaf kanun yoluna başvurduğu ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz kanun yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 17.09.2024 tarihli ek karar ile sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği, temyiz isteminin reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1113 Esas, 2024/2216 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin “mahkûmiyete yeterli delilleri olmadığına, eksik inceleme neticesinde karar verildiğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli, 2021/96 Esas, 2022/85 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/1599 Esas, 2023/1086 Karar sayılı kararı ile "gerekçesiz bir şekilde teştid uygulanması ve TCK 145. maddenin değerlendirilmesi gerektiği" gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/1599 Esas, 2023/1086 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli, 2023/394 Esas, 2024/109 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/3837, K. 2026/23, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-3837-e-2026-23-k-e6b4098bf334