Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/14132 E. 2026/6357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/14132
Karar No
2026/6357
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2695 E., 2025/2297 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz nedenlerinin, sanığın müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme sonucunda mahkûmiyet kararı verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2019 tarihli ve 2018/16 Esas, 2019/904 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.01.2022 tarihli ve 2021/2871 Esas, 2022/122 Karar sayılı kararı ile “ 1-Sanıkların, iş makinalarının mazot depo kapaklarının kilidini kırıp yakıt deposundan mazot çalmaları şeklindeki eyleminin TCK'nın 142/2-h maddesine uyduğu gözetilmeksizin aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, 2-Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması sırasında 1/2 artırım yapılması gerekirken 1/4 oranında artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayini, 3-Çalınan yakıtın bir kısmının yakalama sırasında rızaen teslim edilip değer tespiti yapılarak katılan kurum yetkilisine teslim edilerek iade edildiği görülmekle, sanık ... tarafından hükümden sonra 09/01/2020 tarihli dekont sunularak mazot bedeli karşılığı zararın ödendiğinin bildirilmiş olduğu da gözetilerek, hırsızlık suçunun katılanı ... Belediye Başkanlığından zararın tamamen karşılanıp karşılanmadığı, kısmen iade veya tazmin nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterilip gösterilmediğinin sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-Katılan ... vekil ile temsil edildiği halde mahkum edilen sanıklar aleyhine katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, Kabule göre de; 5-Hırsızlık suçundan uygulama yapılırken TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında "3 yıl 1 ay 15 gün" olması gereken sonuç cezanın "2 yıl 13... gün" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edildiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılıkların giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.01.2022 tarihli ve 2021/2871 Esas, 2022/122 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2022/186 Esas, 2023/170 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/14132, K. 2026/6357, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-14132-e-2026-6357-k-7e223262acb2