Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/801 E. 2026/6414 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/801
Karar No
2026/6414
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2203 E., 2023/1626 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'un temyiz isteminin "suç tarihinde psikolojik tedavi görmekte olduğuna, adlî sicil kayıtlarına bakılarak haklarında mahkûmiyet kararı verildiğine, iftira sonucu alaka ve ilgileri olmayan bir suçtan dolayı ceza aldıklarına, aracı çalanın sanık ... olmasına rağmen taraflarının cezalandırıldığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "katılanın zararı olup olmadığını kesin bir şekilde belirtmediğine, malda meydana gelen zarar tam olarak belirlenmeden üst hadden ceza verildiğine, malın değerinin azlığının göz önüne alınmadığına, hırsızlık suçunu gerçekleştiren sanığın kim olduğunun tam olarak belirlenmediğine, arabayı bulunduğu yerden alanın sanık olmadığının açık bir şekilde belli olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine"; sanık ...'ın temyiz isteminin "hukuka aykırı şekilde yargılandığına, adil yargılanmadığına, savunma hakkının elinden alındığına, olayla hiçbir şekilde bağlantısı bulunmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "soyut iddia ve ithamlara dayanılarak kanuna aykırı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine"; sanık ...'ın temyiz isteminin "olayla ilgi ve alakasının bulunmadığına, sanık ...'ün de kendisinin olayla ilgisinin bulunmadığını belirttiğine, cezanın yüzüne karşı okunmadığına, payına düşen mal zararını karşılamak istediğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "istinaf mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna, araca ait anahtarın sanık ...'te bulunması karşısında sanığına aracın hırsızlık malı olmadığını düşünmesinin normal olduğuna, bununla birlikte diğer sanıkların sanığın olayla ilgisi bulunmadığını ifade ettiklerine, sanığın diğer sanık beyanları ile de desteklenen savunmalarına itibar edilmesi gerektiğine, sanık aleyhine delil elde edilemediğine, dosya kapsamında sanığın cezalandırılmasını gerektirir kesin ve net delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2021 tarihli ve 2020/89 Esas, 2021/373 Karar sayılı ilâmının, mahkûmiyetine karar verilen diğer sanık yönünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/2240 Esas, 2022/1266 Karar sayılı ilamıyla eylemin basit hırsızlık suçunu oluşturduğu ve uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve bozmanın sanık ...'a sirayet ettirilmesine karar verilmesi üzerine, Mahkemenin 13.05.2022 tarihli ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/272 Esas, 2022/539 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uzlaşma nedeniyle düşme karar verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek ilâmın da bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "Sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında bu suçtan dolayı almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverilme hükümlerinin TCK 58... sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA" ibaresinin ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/801, K. 2026/6414, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-801-e-2026-6414-k-b687fd750ac0