Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/640 E. 2026/6739 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/640
- Karar No
- 2026/6739
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3325 E., 2023/2955 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
I. ... A.Ş. vekilinin, sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Hırsızlık suçundan açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen bankanın davaya katılma hakkı bulunmadığından, hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan kurum vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık ...'a tebliğ edilen Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtarat bulunmadığından, sanığın sonradan sunduğu 12.12.2024 tarihli temyiz gerekçesi içeren dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin, ''Yargıtay 11. Ceza Dairesinin belirttiği emsal niteliğindeki kararındaki hükümlerin, kendi dosyası ile aynı olması sebebi ile kendisi hakkında da uygulanmasını talep ettiğine" sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığın soruşturma aşamasından itibaren atılı suçu işlemediğini, banka kartlarını ... adlı kişinin kendisinden aldığını ve hiç kimsenin banka hesaplarından para çekmediğini tutarlı bir şekilde belirttiğine, mahkemece gerçek fail olan ... isimli şahsa yönelik bir araştırma yapılmadığına ve eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması gerektiğine'' sanık ...'in temyiz isteminin, ''Kararın eksik inceleme ile verildiğine, suçsuz olduğuna, hiçbir sabıkası olmadığı halde lehine olan hükümlerin hakkında uygulanmadığına ve hakkında TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine'' yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığın atılı suça yönelik olarak kastı bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, olay nedeni ile sanığın mağdur olduğuna ve kararın ölçülülük ilkesine aykırı olduğuna'' katılan vekilinin temyiz isteminin, ''Sanıkların, isnat edilen suçu işlediklerinin somut delillerle tespit edildiğine, sanıklar lehine azami hadden, indirim uygulanmaksızın ceza verilmesi gerekirken alt sınırdan ve indirim uygulanarak ceza verildiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1- Katılanın hesabından olay günü saat 02.46'da bilgisi ve rızası dışında 22.500,00 TL değerinde kredi oluşturulup, saat 03.31'de sanık ...'in hesabına önce 10.000,00 TL ve ardından 11.500,00 TL olmak üzere iki kez para gönderilmesi ve hemen akabinde anında kredi havalesi işlemi ile 1.800,00 TL paranın da sanık ...'e gönderilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, yapılan işlemlerin saatleri araştırılarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanık ...'ın, 19.12.2018 kesinleşme tarihli, Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/21 Esas, 2018/931 Karar sayılı ilâmından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilâmın 10.03.2020 kesinleşme tarihli Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/982 Esas, 2020/227 Karar sayılı ilâmı tarafından tekerrüre esas almasından dolayı sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedenleri de dikkate alınarak gereği için dosyanın Manisa 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.