Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4462 E. 2026/6749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4462
Karar No
2026/6749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2609 E., 2023/2587 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Atılı suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin somut olayda uygulanamayacağına, zira müştekinin beyanları dikkate alındığında suça konu motosiklet bahçe kapısı olmayan bir yerde kilitlenmeden atıl durduğunun anlaşıldığına, sanığın, diğer sanığın ve müştekilerin beyanları ve dosya kapsamındaki deliller incelendiğinde konuta girmediğine, dışarıda olduğuna, hırsızlık eyleminden haberdar olmadığının açık ve net bir şekilde anlaşıldığına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aynı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Dörtyol 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4462, K. 2026/6749, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4462-e-2026-6749-k-057cda7bdb35