Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5909 E. 2026/10412 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5909
- Karar No
- 2026/10412
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/659 E., 2024/130 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6-7. madde ve fıkra hükümleri uyarınca hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; tekerrüre esas alınan Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/534 Esas, 2011/339 Karar sayılı ilâmında aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2008 tarihli ve 2006/404 Esas, 2008/210 Karar sayılı ilamı için UYAP üzerinden yapılan araştırmada; dava dosyasının Dairemizin 06.02.2024 tarihli ve 2023/8402 Esas, 2024/1720 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik koşullarının oluşmadığı gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükümden tekerrür uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/534 Esas, 2011/339 Karar sayılı kararına konu 3 yıl hapis cezası içeren mahkûmiyet hükmüne ilişkin kararın mükerrerliğe esas alınmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.