Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2251 E. 2026/10550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2251
- Karar No
- 2026/10550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2591 E., 2025/2988 K. SUÇLAR:Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜMLER: İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması, temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddi ile hükmün onanması
I. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 03.12.2025 tarihli ve 2025/2591 Esas, 2025/2988 Karar sayılı kararının sanık ve müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın olayla bir ilgisinin bulunmadığını belirtmesine rağmen, mahkûmiyet hükümlerinin verildiğine, sanığın suç işlediğine dair her tür şüpheden uzak, somut delilin bulunmadığına ve eksik araştırma sonucu karar verildiğine", suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin "suçun unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun suç işlediğine dair her tür şüpheden uzak, somut delilin bulunmadığına ve eksik araştırma sonucu karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III. Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
"Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin "suçun unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun suç işlediğine dair her tür şüpheden uzak, somut delilin bulunmadığına ve eksik araştırma sonucu karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 14.03.2019 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 43/1, 31/3, 62., 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereğince 2.500,00 TL adlî para cezasına hükmedilip bu miktarın aynı Kanun'un 52/4. maddesi gereğince 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmesinin suça sürüklenen çocuk için kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden bozma üzerine verilen kararda, hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, "suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca birer ay ara ile 24 eşit taksit hâlinde ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre, kalan adlî para cezasının tahsil edileceğinin ihtarına” ibaresi eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.