Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4534 E. 2026/6692 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4534
Karar No
2026/6692
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2180 E., 2023/4199 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2023/2180 Esas, 2023/4199 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "sanığın savunmasının nazara alınmadığına, sanığın savunmasında belirttiği Muhammet Yiğit'in dinlenilmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya içerisinde bulunan Görüntü İzleme Tutanağı içeriğine göre; sanığın ve kimliği tespit edilemeyen şahsın saat 02.08'de suça konu iş yeri önüne geldikleri sanığın gözcülük yaparken kimliği tespit edilemeyen şahsın iş yerine girip saat 02.09'da elleri boş şekilde çıktığının belirtildiği, tutanak içeriğinde aradaki zaman aralığı atlanarak saat 06.22'de sanıklardan kimliği tespit edilemeyen şahsın elinde LCD tv ile çıktığının belirtildiği, her iki sanığın saat 06.53'te ticari taksiye suça konu LCD tv ile bindiklerinin tespit edildiği, katılanın aşamalarda alınan beyanlarında iş yerinden 2 adet powertech marka traş makinası, 2 adet powertech marka saç kurutma makinası, ... marka 120 ekran LCD televizyon ile çekmece içerisinde bulunan yaklaşık 800,00 TL parasının çalındığını beyan ettiği nazara alındığında öncelikle kamera görüntüleri ... Müdürlüğü veya ... Kriminal Dairesi Başkanlığına gönderilip, suçun işlenmeye başlandığı saat 02.08 ile eylemin bittiği saat 06.22 aralığında sanık ve kimliği tespit edilemeyen şahsın hareketleri ayrıntılı olarak belirlenerek çalınan malların sadece LCD tv de olmadığı nazara alınarak sanık ve kimliği tespit edilemeyen şahsın hareket bütünlüğünün suç saatleri arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek şekilde kesinti oluşup oluşmadığı ya da hareketlerin bir bütün olarak tek bir eyleme vücut oluşturup oluşturmadığı, sanık ve kimliği tespit edilemeyen şahsın suça konu malları bir yere taşıyıp sonrasında geri dönüp dönmedikleri de değerlendirilerek sonucuna göre sanığın eyleminde kesinti oluşturduğunun tespiti hâlinde suç tarihinde saat 02:00 sıralarında gerçekleşen hırsızlığa teşebbüs eylemiyle ilgili olarak başkaca herhangi bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği tespit edilip bu eylemle ilgili kamu davası açılarak TCK'nın 43/1. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre; 2- Suç tarihi itibarıyla suç ortağı kimliği tespit edilemeyen şahsın saat 06.22 sıralarında işyerinden elinde hırsızlık eşyasıyla birlikte ayrıldığının tespit edildiği ancak işyerine giriş saatinin tespit edilmediği, suç tarihinde geceden sayılan zaman diliminin 06.08 sıralarında bittiği ve gündüz sayılan zaman diliminin başladığı nazara alındığında yapılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre eylemin hangi saatte gerçekleştiğinin Yargıtay denetime olanak verecek şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi gereğince artırım yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4534, K. 2026/6692, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4534-e-2026-6692-k-26fa469ab874