Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3873 E. 2026/7581 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3873
Karar No
2026/7581
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3059 E.,2023/3189 K. SUÇLAR : Hırsızlık,konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'un temyiz isteminin ''suçla hiçbir ilgisinin olmadığına, arabayı çalan kişinin suçu kabul ettiğine, aracın çalıntı olduğunu bilmeden bindiğine, eksik karar verildiğine ve beraatine karar verilmesini talep ettiğine''; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin '' sanığın suçu işlemediği sabitken mahkûmiyetine karar verildiğine, sanık ... 'nin üzerine atılı suçu işlediğine yönelik samimi beyanlarının bulunduğuna, sanık ...'un eylemleri gerçekleştirdiğini gösterir somut delil bulunmadığına, verilen kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesinin talep edildiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/263 Esas, 2020/48 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/1349 Esas, 2021/547 Karar sayılı kararı ile "...** Sanığın, olay tarihinde katılan ...'nun ikametine girerek katılana ait aracın anahtarını alarak bu anahtar vasıtası ile aracı hırsızlaması nedeni ile fiilinin aynı zamanda TCK'nun 142/2-d maddesinin de uygulanmasının gerektirdiği hususunun gözetilmemesi, ** Sanık tarafınca tanık olarak ... 'nin dinlenmesini talep ettikleri, kimlik numarasını bildirebileceklerini söylemelerine rağmen bu "tanığın dinlenmesine ilişkin talebin reddine mahkemesince karar verildiği" ancak bu tanığın dinlenmesi sonuca etkili olabileceğinden tanığın kimlik numarasını bildirmeleri için sanık tarafına makul bir süre verilmesi ve bildirildiği takdirde usulüne uygun bir şekilde kendisine duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkartılması ve tanığın dinlenmesi, tanığa ulaşılamadığı takdirde ise CMK'nun 178 maddesi uyarınca sanık tarafına tanığın duruşma gün ve saatinde hazır etmesi için süre verilmesi ve bu süre içerisinde hazır etmediği takdirde tanığın dinlenmesinden vazgeçileceği ihtaratı yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, **Olayla ilişkili olduğu belirtilen görüntü kayıtlarının polis memurları ... ve ... tarafından izlendiği ve tutanağa bağlandığı, bu tutanakta da görüntülerin flue(bulanık) olması nedeniyle tespit yapılamadığının belirtilmesi karşısında; öncelikle mahkemesince görüntü kayıtlarının teşhise elverişli olup olmadığı belirlendikten sonra teşhise elverişli olduğunun anlaşılması durumunda sanığın teşhise elverişli fotoğrafları da temin edilerek görüntü kayıtları ile birlikte konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilmek suretiyle sanığın vücut- saç yapısı, boy, kilo ve sanığı diğer şahıslardan ayırıcı dövme, iz v.b. özellikleri yönünden de ayrıntılı inceleme yapılarak sanık hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, **Sanık hakkında 2918 sayılı Kanun'nun 23/5 madde ve fıkrası uyarınca 5.000 TL idari para cezasına hükmolunmuş ise de; suça konu plakaların Polis Kriminal Laboratuvarı'nın 11/06/2018 inceleme tarihli raporuna göre hakiki oldukları belirtildiği, ancak bu plakaların suça konu araçtan farklı araçlara ait olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 23 maddesine 677/20 sayılı KHK ile eklenen son fıkra hükmü ile suç tarihi dikkate alındığında; bu madde ve fıkra yollaması ile sanığın fiilinin aynı zamanda TCK'nun 204/1 madde ve fıkrasında belirtilen resmi belgede sahtecilik suçunu da oluşturduğu hususunun gözetilmemesi,," gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, bozma sonrasında Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/325 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/2979 Esas, 2021/3334 Karar sayılı kararı ile "... Dairemizin 08/02/20 21... /1349 (E) ve 2021/547 (K) sayııl bozma kararrında belirtildiği üzere ... . tanık olarak dinlenmesine karar verildiği, mahkemesince de bu bozma kararı doğrultusunda işlem yapıldığı ve ... .'nin mahkemesince tanık olarak dinlendiği, beyanında ise; olayı kendisinin gerçekleştirdiğini belirtmesi nedeniyle ... . hakkında ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunularak dava açılması durumunda bu dosyanını sanık ... ile ilgili bu dosya ile birleştirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Olayla ilişkili olarak görüntü kayıtlarının olduğu, görüntü kayıtlarının mahkemesince de her ne kadar flue olduğu belirtilmiş ise de; görüntü kayıtlarının ve sanık ile tanık olarak beyanına başvurulan ... . ile ilgili olarak sanık sıfatıyla kamu davası açıldığı takdirde teşhise elverişli fotoğrafları bilirkişiye tevdi edilerek denetime olanak verecek şekilde şahısların boy, kilo, varsa dövme vs yönlerinden fiziki olarak karşılaştırılarak ayrıntılı bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararları vermesinin ve anılan kararlara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi hâlinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/1349 Esas, 2021/547 Karar sayılı kararı, bozma üzerine Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/325 Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/2979 Esas, 2021/3334 Karar sayılı bozma üzerine Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2022/98 Esas, 2023/253 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/3873, K. 2026/7581, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-3873-e-2026-7581-k-096a322aff00