Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3781 E. 2026/10280 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3781
- Karar No
- 2026/10280
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1097 E., 2023/676 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/1097 Esas, 2023/676 Karar sayılı kararının sanık ..., sanık ... ile sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafîinin temyiz isteminin, kararın gerekçesiz olduğuna, yargılama aşamalarında ileri sürülen itiraz ve beyanların dikkate alınmadığına, sanığın atılı suçla ilgisi olmadığını samimi olarak ifade ettiğine, sanığın suça iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına, kamera kayıtlarının denetime elverişli olmadığına, yargılamada usule aykırı davranıldığına yönelik olduğu, sanık ... müdafîinin temyiz isteminin, sanığın tüm aşamalarda samimi beyanlarıyla suçu işlemediğini ifade ettiğine, suçun sanık tarafından işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmasında hatalı davranıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine yönelik olduğu, sanık ...'in temyiz isteminin, olayın tam aydınlatılmadığına, diğer üç sanığın suçu işlediğine, kendisinin ise sadece yanlarında bulunduğuna, suça iştirak etmediğine yönelik olduğu, sanık ...'ın temyiz isteminin, kamera kayıtlarının olayı ispatlamadığına, suç mahallinde ve çalınan motorda kendisine ait bir iz bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan ve ikinci kez tekerrüre esas alınan Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2012 tarihinde kesinleşen 2011/66 Esas, 2011/464 Karar sayılı ilâmı uyarınca verilen erteli 10 ay hapis cezasının TCK'nın 141/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmesi sonucunda uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, sanığın sabıkasındaki bahsedilen ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi ve 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Lüleburgaz 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.