Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3813 E. 2026/10286 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3813
- Karar No
- 2026/10286
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2525 E., 2023/3545 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
I) Sanık ...'in hakkındaki hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararında Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile sanığa "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin 23.11.2023 tarihinde usûlüne uygun olarak yapıldığı, ancak sanığın 24.11.2023 tarihinde sunduğu dilekçesinde "kararın usul ve anayasaya aykırı olduğu" şeklinde herhangi bir temyiz gerekçesi belirtmediği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II) Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen karara karşı süre tutum dilekçesi sunarak, gerekçeli temyiz dilekçesini gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunacağını ifade ettiği, sanık müdafiine Bölge Adliye Mahkemesinin "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin 01.12.2023 tarihinde usûlüne uygun olarak yapıldığı, fakat sanık müdafiinin kanunî süre içerisinde herhangi bir temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, III) Sanık ...'ın hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, olayı samimi olarak anlattığına, suça iştirak etmediğine, sadece yardımcı olmak amacıyla aracı olduğuna, hırsızlık eşyası olduğunu sonradan öğrendiğine, şikâyetçinin kendisinden istediği parayı vermeyince hakkında şikâyetçi olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi