Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1885 E. 2026/5470 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1885
- Karar No
- 2026/5470
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3605 E., 2023/3398 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I- İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 03.11.2023 tarihli ve 2023/3605 Esas, 2023/3398 Karar sayılı kararının sanık ve müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin ''beraat kararı verilmesi gerektiğine '' , sanık müdafiinin temyiz isteminin ''bilirkişi raporuna göre, incelenen kamera kayıtlarında faillerin kim olduğunun tespit edilemediğinin bildirildiğine, suçun varlığına ilişkin somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, tekerrüre esas en ağır ilâm niteliğinde olan İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/923 Esas ve 2018/884 Karar sayılı ilâmı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/B-1 maddesi uyarınca verilmiş 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası bulunmasına rağmen, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 51. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/379 Esas ve 2020/1087 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.