Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/24356 E. 2026/11246 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/24356
Karar No
2026/11246
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2020 E., 2022/5088 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafinin temyiz isteminin "tanık ...'ın temyiz dışı sanık ...'in yönlendirmesi ile beyanda bulunduğuna, diğer tanıkların ise temyiz dışı sanık ...'in akrabaları oldukları, sanığın esnaf olduğu , hırsızlık gibi bir suça karışmasının mümkün olmadığına, aynı sanığın tanık ... ...'a yalancı tanıklık yapması için para teklif edildiği dosyaya sunulmasına rağmen mahkemece bu durumun araştırılmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmamasına rağmen sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine" sanık ..., sanık vasisi ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın kullandığı cep telefonlarının sinyal bilgilerinin incelenmesi gerektiğine, tanık ...'ın maddi durumunun olmadığına 20 bin TL para karşılığında yalancı şahitlik yaptığını herkesin konuştuğuna, tanık ...'ın temyiz dışı sanık ...'in yönlendirmesi ile beyanda bulunduğuna, diğer tanıkların ise temyiz dışı sanık ...'in akrabaları olduklarına, zaten hükümden sonra tanık ... vicdanı el vermemesi nedeniyle yalan tanıklık yaptığını itiraf ettiğine sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmamasına rağmen sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesine," ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I- Sanık ...'un hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın, katılanın ahırından hayvan çalması şeklinde gerçekleştirdiği eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h kapsamında kalan suç ile birlikte aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 142/2-g kapsamında kalan hırsızlık suçunu da teşkil ettiği, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h,g maddelerine göre cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

Sanık müdafiinin 03.03.2021 tarihli dilekçesinde "Birtakım sağlık problemleri dolayısıyla iş bu dosyanın 04.03.20 21... .10 saatli duruşmasına katılamayacağımı bildirir, mazeretimin kabul edilmesini talep ederim." şeklinde mazeret dilekçesi ibraz ettiği, 04.03.2021 tarihli hükmün verildiği oturumda sanık müdafinin mazeret bildirdiği belirtilerek belgelendirilmeyen mazeret talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı sanık müdafinin savunmada bulunamadığı nazara alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve hüküm duruşmasında müdafiinin hazır bulunması gerektiği, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 04.03.2021 tarihli son oturuma katılmayan sanık müdafiinin aynı celsede esaslı bir işlem olan Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı hareket edilerek sanığın savunma haklarının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık, sanık vasisi ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/24356, K. 2026/11246, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-24356-e-2026-11246-k-7a3b31dd4aa6