Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/12130 E. 2026/11255 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12130
- Karar No
- 2026/11255
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/611 E., 2021/865 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme karşı sanık müdafiinin 05.04.2021 tarihli dilekçesiyle itiraz ettiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 12.04.2021 tarihli ve 2021/31 Değişik İş sayılı red kararıyla mala zarar verme suçundan kurulan hükmün kesinleştiği anlaşılmakla, hırsızlık suçundan kurulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2021/611 Esas, 2021/865 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın önceki sabıkalarının hükme dayanak yapılmaması gerektiğine, açık ve somut delil olmadığına, kamera saatinin bozuk olup olmadığı incelenmeden gece vakti hükümlerinin uygulandığına, suça sürüklenen çocuklar ile iştirak halinde atılı suçu işlediğine dair kesin somut delil olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiinin hazır bulunmadığı 17.12.2020 tarihli duruşmada mahkûmiyete karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.