Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/20487 E. 2026/6714 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/20487
Karar No
2026/6714
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2952 E., 2022/3848 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafinin temyiz isteminin, “geçerli hukuka uygun gerekçe belirtmeden mahkûmiyet kararı verilmesine, 5271 sayılı Kanun'un 230, 1 41... . maddelerine kriterleri taşımayan gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmasına, sanığın tanığın dinlenmesi talebinin reddedilmesi, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik sanığın savunmasının nazara alınmamasına" sanık ... müdafinin temyiz istemlerinin "sanığın suçu işlediğine dair hiç bir somut ve maddi delil bulunmamasına rağmen ceza kararı verildiğine, sadece soyut iddialar üzerine sayın mahkeme kanaat oluşturmuş olup, bu şekilde verilen ceza hukuka aykırı olduğuna, dosya içeriğinde isnat edilen suçların maddi unsurlarının kasti olarak müvekkilim tarafından gerçekleştirildiğine dair soyut iddia ve beyanlar dışında yeterli, kesin inandırıcı, her tür şüpheden uzak hiçbir kesin, inandırıcı, maddi ve somut delil bulunmadığına, sanık hakkında verilen cezaların çok ağır olduğu ve bu cezaların takdirinde de sayın mahkemenin yanlış değerlendirme yaptığına" katılan ... vekilinin temyiz isteminin "somut olayda sanık ... dışındaki diğer sanıkların suçlamayı kabul etmemiş ise de, hesabın kendilerine ait olması ve fiziki kartla şifreli olarak ATM'den nakit çekim yapılmış olması karşısında savunmalarının hayatın olağan akışına ters, inandırıcılıktan uzak ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, kendilerine ait şifresini bildikleri bir banka kartı kullanılarak hesaptan parayı kendilerinin ya da bir başkasının çekmesinin atılı suçtan sorumluğunu değiştirmeyeceğine, suça iştirak eden başkaca fail ya da faillerin şüpheliler tarafından açıklanmadıkça tespitinin mümkün olmadığına, menfaat temin edenin dolayısı ile sorumlu ve faillerin sanıklar olduğu, Çıkarılan raporlarda Sanık ...'ın müştekiden çalınan paranın çekildiği yer ile ikametgah adresi arasında 4 km olduğunun görüldüğüne, Yine ATM'den para çekme işlemi gerçekleştirenin kimliğinin tespiti yoluna gidilmeden ... ile benzerliği olup olmadığı yönünde rapor alınmadan, ... ile bir benzerliğinin olmadığı şeklinde gerekçe kurulması ve eksik inceleme bulunması sebebiyle beraat kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığına, Sanık ... ... yönünden ise yine ilk derece mahkemesince esaslı inceleme yapılmadığına, sanık yönünden yürütülen benzer soruşturmaların ne şekilde sonuçlandırıldığı gerekçe de belirtilmediğine, Tıpatıp benzer olaylar mevcutken dosyaların celp edilip sanık ...'nin benzer fiillerinin olup olmadığı tespit edilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığına," katılan ... . Vekilinin temyiz isteminin "mahkeme tarafından HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığına, HTS incelemesi, alanında uzman bilirkişiler tarafından özel yöntemler yardımıyla gerçekleştirilmekte olduğuna, HTS incelemesi yaparak rapor düzenleyen bilirkişinin, HTS uzmanı olup olmadığının belirsiz olduğuna, kendisine dair yalnız Asayiş Şube Müdürlüğü'nde çalıştığına dair bilgi bulunduğuna, Bu durum da beraatine karar verilen sanıklar hakkında yeterli inceleme yapılıp yapılmadığına dair belirsizlik içermekte olduğuna, Ayrıca yerel mahkeme kararının gerekçeli kararında, Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/312 esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğinin belirtildiğine, yargılaması devam eden dosya beklenilmeksizin hüküm kurulduğuna, sanıklar ... ve İbrahim Şahin hakkında verilen cezaların üst sınırdan verilmesi gerekirken alt sınırdan verilmiş olmasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2021/323 Esas, 2021/576 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekili, sanıklar ... ve ... müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/3160 Esas, 2022/509 Karar sayılı kararı ile “Suça konu karta bağlı tüm hesap hareketlerinin celbi ile suç tarihinde ve öncesinde sanıkların hesabında dikkat çekici bir hareketlilik olup olmadığının bu hesapta benzer türde havale işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, sanıkların adına kayıtlı ... hesaplarına ne şekilde erişildiğine dair tespitin yapılmamış olması, suç tarihi olan 17.04.2018 tarihinden 1 ay öncesi ve 1 ay sonrasını gösterir hesap hareketleri, bu hareketlerdeki bankacılık ve harcama işlemlerinin şifreli gerçekleşip gerçekleşmediği, sanıkların hesabına 7.000 TL'ye yakın para giriş-çıkışı bulunup bulunmadığı, bu konuda bankaca bir bilgilendirme mesajı gönderilip gönderilmediği ya da telefon görüşmesinin yapılıp yapılmadığı, başka hesaba para gönderme işleminde şifre kullanılıp kullanılmadığının ilgili bankadan sorulması, bağlantının sağlandığı IP numarasının araştırılarak müdahilın hesabından sanıkların adına kayıtlı banka hesabına ne şekilde erişildiğine dair bankadan sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, sanıklar ... ve ...'ın hesabına havale edilen paraların büyük kısmının pos cihazı ile alışveriş yapılarak kullanıldığı tespit edilmekle harcamaların şifre ya da banka tarafından gönderilen mesajla gerçekleşip gerçekleşmediğinin ilgili bankadan sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, Uyap üzerinden yapılan kontrollerde sanık ... ... hakkında aynı suçtan dosyamızdaki suç ile suç tarihi (17.04.2018) aynı olan benzer soruşturmaların bulunması karşısında; Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/312 esas sayılı dava dosyası ile Bakırköy CBS'nın 2021/107799 soruşturma ve Samsun CBS'nın 2021/37285 soruşturma dosyaları incelenerek kamu davası açılıp açılmadığı, soruşturmaların ne şekilde sonuçlandırıldığının tespiti, kamu davasının açılması halinde ise ilgili dosyalar getirtilerek aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunup bulunmadığının tespiti ile dosyaların birlikte görülüp görülmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Mahkemece 21: 16... :25 olarak kabul edilen suç saatinin karar başlığında gösterilmemesi, sanıklar ... ve ...'na uygun süre verilerek mağdurun zararından 14000 TL'sini gideren bankanın atılı suç nedeniyle uğradığı zararı giderme olanağı sağlanıp sonucuna göre sanıklar hakkında TCK' nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/3160 Esas, 2022/509 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/107 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafileri ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/20487, K. 2026/6714, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-20487-e-2026-6714-k-ef5980854ea9