Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/7089 E. 2026/5593 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7089
- Karar No
- 2026/5593
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1300 E., 2020/2022 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki adli para cezasına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/1300 Esas, 2020/2022 Karar sayılı kararına karşı aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulduğu ve 05.11.2020 tarihli Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli, 2020/66 Değişik İş sayılı kararıyla kesinleştirildiği anlaşıldığından, sanık ... yönünden hırsızlık, diğer sanık ... yönünden ise hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere hasren yapılan temyiz incelemesinde;
I- Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafilerinin temyiz istemlerinin, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verildiğine, TCK'nın 30. maddesinin uygulanma şartlarının oluştuğuna, zarar tespiti yapılarak sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, TCK'nın 43. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesine, aksi takdirde ise lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın alacağına mahsuben suça konu malları aldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, zararın giderildiğine, buna rağmen verilen ceza miktarının çok yüksek olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre; sanığın karar tarihinden sonra 22.01.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince ölüm nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.