Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/904 E. 2026/3657 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/904
Karar No
2026/3657
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu/şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borçlu; İcra Mahkemesine başvurusunda, takibin kesinleşme sonrası zaman aşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; takipten sonraki zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, tarafları, konusu ve sebebinin aynı olan İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/178 E. Sayılı dosyasında karar verildiği, kesinleşmediği gerekçesiyle derdestlik nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın HMK'nın 114/1-ı maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği görülmüştür. İcra mahkemesi kararları, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil ederler. HMK'nın 303/1 maddesi; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmünü içermektedir. HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm dava şartı olup, HMK'nın 115/2. maddesi, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesini zorunlu kılmıştır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, kamu düzeniyle ilgili olması sebebiyle, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince; takip sonrası zaman aşımı itirazının İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/178 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu gerekçesiyle şikayetin derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, bu kararın 20.11.2025 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla anılan ilk icra mahkemesi kararının, temyiz incelemesine konu bu şikayet yönünden kesin hüküm teşkil edeceği anlaşıldığından, şikayetin kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, derdestlik nedeniyle

usulden reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibariyle doğru olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 364. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/904, K. 2026/3657, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-904-e-2026-3657-k-affad8811fe4