Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/98 E. 2026/3941 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/98
- Karar No
- 2026/3941
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3854 E., 2025/3658 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.10.2021 tarihli, 2020/300 Esas, 2021/1676 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesi'nin 17.01.2023 tarihli, 2022/2443 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
3. Hükmün katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.07.2025 tarihli, 2023/4024 Esas, 2025/5989 Karar sayılı ilamı ile; "Sanık hakkında, 1. derece arkeolojik sit alanı içerisindeki sahil kesiminde, ... Köyü muhtarlığına ait kepçe ve kamyonlarla birden fazla kez fiziki müdahalede bulunmak suretiyle kum alması eylemi nedeniyle açılan kamu davası kapsamında, sanığın muhtar olduğu, dava konusu alanın sit alanı olduğunu veya Hazineye ait alandan izinsiz kum alımı yapılamayacağını bilmemesinin mümkün olmadığı, her ne kadar kumun yerine konularak dava konusu alanın eski hale getirildiği ve doğal zeminde kalıcı hasarın oluşmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; sanığın eyleminin sit alanına izinsiz fiziki ve inşai müdahale niteliğinde olduğu, kolluk ekiplerince olay yerine gidilmesi sırasında, muhtarlığa ait kamyon kasasının dışarıya taşacak şekilde, yola dökmek suretiyle ve üzerinde örtü bulunmadan kum yüklü olduklarının tespit edilmesi ve ayrıca dinlenen tanık beyanları da dikkate alındığında, yine sahilden alınarak şahıslara verilmiş olan kumun, şahıslar tarafından inşaatta kullanılmış olması karşısında, sit alanından izinsiz alınan kumların tam manasıyla yerine ikame edildiğinden ve zeminin eski hale getirildiğinden söz edilemeyeceği gözetilmeksizin, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine dair hüküm tesisi, " gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 07.10.2025 tarihli ve 2025/3854 Esas, 2025/3658 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.01.2026 tarih, ... nolu temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve Kanun'a aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince; sanığın 1. derece arkeolojik sit alanı içerisindeki sahil kesiminde, ... Köyü muhtarlığına ait kepçe ve kamyonlarla kısa bir zaman aralığı içinde birden fazla kez fiziki müdahalede bulunmak suretiyle kum aldığı, sanığın muhtar olması karşısında dava konusu alanın sit alanı olduğunu veya Hazineye ait alandan izinsiz kum alımı yapılamayacağını bilmemesinin mümkün olmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda kumun yerine konularak dava konusu alanın eski hale getirildiği ve doğal zeminde kalıcı hasarın oluşmadığı belirtilmiş ise de; sanığın eyleminin sit alanına izinsiz fiziki ve inşai müdahale niteliğinde olduğu, kolluk ekiplerince olay yerine gidilmesi sırasında, muhtarlığa ait kamyon kasasının dışarıya taşacak şekilde, yola dökmek suretiyle ve üzerinde örtü bulunmadan kum yüklü olduklarının tespit edilmesi, tanık ...'ın ilk derece mahkemesinde alınan beyanında özetle, olay tarihinde sanığın kendilerine İtalyan Koyundan kum alarak muhtarlık binasına getirmelerini istediği, çünkü sanığın muhtarlık binasına tadilat yapacak olduğunu,... ile birlikte İtalyan Koyun'dan kum aldıklarını, daha sonra kumu köye getirdiklerini, köye getirdikleri kumdan biraz belediye binasına ve muhtarlıkta tadilat işleri için kullandıktan sonra şikayet olunca aldıkları kumu geri sahile götürdüklerini, muhtarlıkta kepçe operatörü olarak çalıştığını beyan etmesi, tanık ...'nin İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanında özetle, muhtarlıkta işçi olarak çalıştığını, muhtarın kendilerine gerekli yerlerden izinleri aldıklarını, gidip kum alabileceklerini söylediğini, ... ile birlikte muhtarlık ve belediye işlerinde kullanılmak üzere buradan kum aldıklarını, buranın sit alanı olduğundan haberinin olmadığını, buradan 40 senedir köylülerin kendi ihtiyaçları için kum aldıklarını, fakat kendisinin belediyenin kum alıp almadığına şahit olmadığını, aldıkları kumları kamyona yükleyip köy yoluna döndüklerinde yolda Jandarma ekiplerinin kendilerini yakaladığını beyan etmesi, tanık ...'ın İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanında özetle, suça konu yerden uzun yıllardır herkesin kum aldığını, daha önceki dönemde de buradan kum alındığını, kendisinin sanığın kıyıdan kum aldığına şahit olmadığını, yalnızca kendisine olay tarihinde kum lazım olduğunu, sanığı aradığında kum yardımı yaptığını, sanığın kumu nereden aldığını bilmediğini beyan etmesi dikkate alındığında, sahilden alınarak şahıslara verilmiş olan kumun, şahıslar tarafından inşaatta kullanılmış olması karşısında, sit alanından izinsiz alınan kumların tam manasıyla yerine ikame edildiğinden ve zeminin eski hale getirildiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı zircirleme biçimde 2863 sayılı Kanun'a muhalefet etmek suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.