Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/329 E. 2026/3963 K. – Taksirle Yaralama
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/329
- Karar No
- 2026/3963
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/425 Değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Adana 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.09.2025 tarihli ve 2025/141 Esas, 2025/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4, 53/6, 63/1. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3 ve 231/5-8-10-11. maddeleri gereğince hükmedilen 16.800,00 TL adlî para cezasının, açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karara karşı, süresi içinde şikâyetçi vekili tarafından itiraz edildiği, Adana 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2025 tarihli ek kararıyla verilen itirazın reddi kararına karşı yapılan itirazın, Adana 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2025 tarihli, 2025/425 Değişik iş sayılı kararıyla değerlendirilerek, yapılan bu itirazın kabulüyle, anılan ek kararın kaldırılmasına dair kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 94660652-105-01-42561-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155513 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155513 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.02.2025 tarihli ve 2024/... soruşturma sayılı iddianamenin kabulünü müteakip, Adana 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2025 tarihli tensip zaptı ile yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verildiği ve 03.03.2025 tarihli ayrıntılı bilgilendirme ve ihtarat yazısını içeren genel müzekkerenin müştekiye 06.03.2025 tarihinde tebliğ edilerek tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kamu davasına katılma talebinin bulunup bulunmadığı hakkında mahkemeye beyan dilekçesi vermesi gerektiği, aksi takdirde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve kanun yollarına başvurabilmek için katılma talebinin bulunmasının zorunlu olduğu hususunun ihtar edildiği, yine aynı şekilde müşteki vekiline de ihtarat yazısını içeren genel müzekkerenin 08.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak müşteki veya vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan ya da şikâyet dilekçesi olmadığı gibi, davaya katılma yönünde de bir talebin bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan, Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir. şeklindeki, Aynı Kanun'un 'Kanun yollarına başvurma hakkı' başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, 'Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.' şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan, 'Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline davetiye tebliğ edilerek beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27.01.2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin....kararında isabet bulunmamaktadır.' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Katılma talebinde bulunmayan müşteki ve vekilinin Adana 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2025 tarihli ve 2025/141 esas, 2025/571 sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1.5271 sayılı CMK'nın ''Basit yargılama usulü'' başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu birinci ve ikinci fıkraları; ''(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Şeklinde düzenlenmiştir.
2.5271 sayılı CMK'nın ''Basit yargılama usulünde itiraz'' başlıklı 252.maddesinin inceleme konusu birinci ve altıncı fıkrasında; ''(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (6)Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir. Düzenlemeleri yer almaktadır.
3.5271 sayılı CMK'nın ''Kamu davasına katılma'' başlıklı 237.maddesinin inceleme konusu birinci fıkrası; ''(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. Şeklindedir. 4.5271 sayılı CMK'nın ''Katılma usulü'' başlıklı 238.maddesinin inceleme konusu ikinci fıkrasında; (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. Şeklinde hükme yer verilmiştir.
5.Adana 41.Asliye Ceza Mahkemesince basit yargılama hükümleri uygulanarak verilen 01.09.2025 tarihli kararın, taraflara tebliğinden sonra şikâyetçi vekilinin süresi içerisinde itirazda bulunduğu, yapılan itiraz üzerine anılan Mahkemece yukarıda anılan biçimde suçtan zarar görenin katılan sıfatı bulunmadığından bahisle dosyayı itirazı incelemeye merciye gönderdiği, yetkili merci Adana 3.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 21.10.2025 tarihli, 2025/425 Değişik iş sayılı kararıyla yapılan bu itirazın kabulüyle, anılan ek kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
6.Somut olayda, Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 238.maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligatta belirtilen sürenin sonunda hüküm verilmiş olacağı ve hüküm verildiği andan itibaren şikâyetçinin katılma talebinde bulunması mümkün olmadığı için bu süre içerisinde yukarıda bahsedilen şekilde mahkemeye dilekçe sunmak suretiyle katılma talebinde bulunulması gerektiği hususuna tensip zaptıyla beraber usulüne uygun şekilde şikâyetçi vekiline tebliğ edilen 03.03.2025 tarihli belgede yer verilerek gerekli ihtarda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, hükme itiraz etme hakkı bulunmayan şikâyetçi vekilinin itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2025 tarihli, 2025/425 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.