Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2200 E. 2026/5203 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2200
- Karar No
- 2026/5203
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2025/3848 E., 2025/3019 K. SUÇLAR :Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kasten yaralama 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, taksirle öldürme KARAR/HÜKÜM :Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı, istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararının onanması, kısmî bozma, kısmî ret
Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; katılanların sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan açılan kamu davasına katılma ve verilen hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçlarından verilen temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı CMK'nın 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu ve aynı Kanun'un 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan verilen hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/3, 62/1, 53/1-2-3, 63/1, 58/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 6136 sayılı Kanun'a aykırlık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/2, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-4, 53/1-2-3, 63/1, 58/6, 54/1 . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine, mahsuba, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve adlî emanete alınan eşyaların müsaderesine ilişkin karar ve hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddi kararı verilmiş, ayrıca, katılanlar vekilinin genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı CMK'nın 296/1. maddesi gereği temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın, mağdur ... T. ile tartıştığı esnada silahını ateşlemesi neticesinde tarafları ayırmak için olay yerine gelen ...'i göğsünden yaralayarak öldürmesi eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 21/2. maddesi delaletiyle 81/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğuna, mağdur ... ile sanık ...'ın birbiri ile çelişkili beyanlarının bir kısmında ...'in kendilerinin boğuşması sırasında araya girdiği ve sanık ...'ın bu sırada elinin çarpması ve orada bulunduğu iddia olunan ...'in ablası ... T. nin çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğine, sanığın mağdur ...'e yönelik olayın başlangıcından itibaren tüm fiili hareketleri kasten yaralamaya yönelik iken ...'e yönelik eyleminin doğrudan bilerek ve isteyerek öldürmeye yönelik olduğuna, olayın başından itibaren sanık ve mağdur ... 'in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine, sanığın doğrudan kasten öldürme değilse bile olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasının kabul edilemeyeceğine, ...'in tarafları ayırma anından 30 dakika sonra göğüs bölgesinde yaralandığı, sanık ...'ın bunu gördüğü fakat silahla eylemlerine devam ettiği ve mağdur ... 'in ayaklarından yaralayacak şekilde ateş ettiği ve devamında olay yerinden kaçtığı, silahın ayırma sırasında ateş almadığı, ölenin silaha yönelik bir müdahalesinin olmadığı, olayın başlangıcından itibaren ateş almadığı iddia olan silahın Hakim'in olay yerine gelmesi ve süre geçen zamandan sonra Hakim'in göğüs kalp bölgesinden yaralanmasının sanık ve mağdur tarafından olayın bilinçli şekilde ölenin iş yerinin önüne taşındığını gösterdiğine, sanığın ölene yönelik eylemini kasıtlı olarak gerçekleştirdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'in olay tarihi öncesinde mağdur ... T. ile yaptığı telefon görüşmesinden kaynaklanan tartışma dolayısıyla olay yerinde ... T. ile tartışmaya başladıkları, sanığın 6136 sayılı Kanun'a göre yasak ve vahim nitelikteki tabanca ile ... T. nin üzerine yürüdüğü, tekme ve yumruk salladığı, görüntü kayıtlarından da açıkça sabit olduğu üzere, sanık olay yerine geldiğinde ilk olarak mağdur ... ve mağdurun kardeşi ...'ın olay yerinde olduğu, sanığın bir elinde silah olmasına rağmen silahı mağdur ve tanığa doğrultmadığı, mağdurla arasında mesafe ve ateş etme imkanı varken ateş etmediği, mağdura yaklaşarak eliyle mağduru darp etmeye çalıştığı, hatta silah tutmayan diğer eliyle mağdura yumruk ve tokat savurduğu, bu esnada mağdurun kardeşi ...'ın tarafları ayırmaya çalıştığı ve arbede yaşandığı, akabinde ...'in kavgayı ayırmak amacıyla tarafların olduğu yere doğru yürüdüğü, arbedenin içerisine Hakim'in de dahil olduğu, bu aşamaya kadar sanığın ateş etme yönünde bir irade sergilemediği, taraflar kamera açısından çıkınca, tarafları ayırmak için olay yerine gelen ...'in tarafları ayırmaya çalıştığı esnada sanığın tabancasından çıkan merminin ...'i göğüs bölgesinden yaraladığı, yaralanan ...'in elleriyle göğsünü tutarak olayın meydana geldiği yolun karşısına geçerek kendisini yere bıraktığı, sonrasında sanık, ... T., ... T. ve çevreden birkaç vatandaşın ...'in yanına gelerek düştüğü yerde onunla ilgilendikleri, sonrasında sanığın ... T.nin yanına gelerek silah doğrulttuğu ve mağdur ...'in ayak kısmına gelecek şekilde bir el ateş ettikten sonra mağdurla sanığın mücadele ettikleri, mağdurun yere düştüğü, sanığın mağdur yerde iken silahla gelerek elindeki silahı ona doğrulttuğu ve ateş etmeden olay yerinden kaçtığı, tanık ...'ın beyanında silahın bir anda ateş aldığından bahsettiği, başka bir sebepten ölmesi nedeniyle kovuşturma evresinde beyanı alınamayan mağdur ...'in de soruşturma evresindeki ifadesinde silahın bir anda ateş aldığını, ...'in kazaen vurulduğunu, sanıkla arkadaş olduklarını, aralarındaki husumetin anlık gelişen espri mahiyetinde söylenen sözden kaynaklandığını beyan ettiği olayda, sanık ... ile ölen arasında olay öncesinde bir hadise yaşanmadığı, sanığın olay yerine mağdur ...'i yaralamak kastıyla geldiği, sanığın ...'i ya da mağdur ...'i öldürme kastıyla olay yerinde bulunmadığı, bu yönde bir eylemi bulunmadığı, şayet böyle bir isteği olsa idi olay anında bunu gerçekleştirebilecek bir çok fırsatının bulunduğu, olayın tamamen bir boğuşma sırasında silahtan çıkan bir merminin ...'e isabet etmesi nedeniyle ölümle sonuç bulduğu, sanığın husumet duyduğu mağdur ...'e zarar vermek için olay yerine geldiği, üzerinde bulundurduğu silahla başkalarının da zarar görebileceğini öngörebilecek durumda olduğu, ancak deneyimlerine ve silahı olayın başından beri taraflardan uzak tutma gayesinde ve tutumunda bulunarak zarar gelme ihtimalini engellemeye çalıştığı, buna rağmen ...'in istemeden vurularak ölümüne yol açması nedeniyle bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A.6136 sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılanların, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan açılan kamu davasına katılma hakkı ve bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkileri bulunmadığından, katılanlar vekilinin, bu suça yönelen temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçu Yönünden Hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin kararın 5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde belirtilen hüküm türleri arasında yer almaması sebebiyle temyiz kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; katılanlar vekilinin temyiz isteminin bu gerekçe ile CMK'nın 296/1. maddesi uyarınca reddine ilişkin ek kararın usûl ve Kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, katılanlar vekilinin temyiz isteminin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
C.Kasten Yaralama Suçu Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı CMK'nın 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
D. Taksirle Öldürme Suçu Yönünden Sanık ... ile çocukluk arkadaşı olan mağdur ... T. nin olay tarihinden bir gün önceki akşam telefonla görüştükleri sırada söylenen bir söz üzerine tartıştıkları, bu tartışma nedeniyle sanığın 28.11.2022 tarihinde sabah saatlerinde yanına ruhsatsız tabancasını da alarak mağdur ...'in ikamatine giderek onu aşağıya çağırdığı, mağdur ...'in ablası olan tanık ... ile birlikte aşağıya indiği, sanığın elinde silah ile mağdurun üzerine yürüdüğü, sanığın mağdura tekme ve yumruk salladığı, bu esnada tanık ...'ın tarafları ayırmaya çabaladığı, sokak üzerinde kahvehane işleten ...'in olay mahalline gelerek tarafları ayırmaya çalıştığı sırada sol göğüs bölgesine isabet eden ateşli silah yaralanması mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot kırığı ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu kaldırıldığı hastanede öldüğü olayda, sanık ... ile ölen arasında olay öncesinde bir hadise yaşanmadığı, olay yerine sanığın mağdur ...'i yaralamak kastıyla geldiği, ancak taraflar arasındaki tartışmayı ve sanığın elindeki silahla ...'e karşı eylemde bulunmasını engellemek için olay mahallinde bulunan tanık ve ölen ...'in de araya girdiği, sanığın elinde bulundurduğu silahı araya giren taraflardan uzak bir şekilde yere doğru tuttuğu, sanık olay yerine geldiğinde ilk olarak mağdur ... ve kardeşi ...'ın olay yerinde olduğu, sanığın bir elinde silah olmasına rağmen silahı mağdur ve tanığa doğrultmadığı, mağdurla arasında mesafe varken ateş etmek imkanı varken ateş etmediği ve mağdura yaklaşarak eliyle mağduru darp etmeye çalıştığı, hatta silahın olduğu değil silahsız olan diğer eliyle mağdura yumruk ve tokat savurduğu, bu esnada mağdurun kardeşi ...'ın tarafları ayırmaya çalıştığı ve arbede yaşandığı, akabinde ölen ...'in ayırmak amacıyla tarafların olduğu yere doğru yürüdüğü, arbedenin içerisine ölenin de dahil olduğu, bu aşamaya kadar sanığın ateş etme yönünde bir irade sergilemediği, akabinde tarafları ayırmak için olay yerine gelen ...'in tarafları ayırmaya çalıştığı esnada sanığın tabancasından çıkan merminin ...'i göğüs bölgesinden yaraladığı, yaralanan ...'in elleriyle göğsünü tutarak olayın meydana geldiği yolun karşısına geçerek kendisini yere bıraktığı, sonrasında sanık, ... T., ... T. ve çevreden birkaç vatandaşın ...'in yanına gelerek düştüğü yerde onunla ilgilendikleri, sonrasında sanığın ... T. nin yanına gelerek silah doğrulttuğu ve mağdur ...'in ayak kısmına gelecek şekilde bir el ateş ettikten sonra mağdurla sanığın mücadele ettikleri, mağdurun yere düştüğü, sanığın mağduru yerde iken silahla gelerek elindeki silahı ona doğrulttuğu ve ateş etmeden sonrasında olay yerinden kaçtığı, tanık ... 'ın beyanında silahın bir anda ateş aldığından bahsettiği, aynı şekilde mağdur ...'in de silahın bir anda ateş aldığını, ölenin kazaen vurulduğunu, sanıkla arkadaş olduklarını, aralarındaki husumetin anlık gelişen espri mahiyetinde söylenen sözden kaynaklandığını beyan ettiği, sanığın ...'i ya da mağdur ...'i öldürme kastıyla olay yerinde bulunmadığı, bu yönde bir eylemi bulunmadığı, şayet böyle bir isteği olsa idi olay anında bunu gerçekleştirebilecek bir çok fırsatının bulunduğu, olayın boğuşma sırasında silahtan çıkan bir merminin ...'e isabet etmesi nedeniyle ölümle sonuç bulduğu, sanığın husumet duyduğu mağdur ...'e zarar vermek için olay yerine geldiği, üzerinde bulundurduğu silahla başkalarının da zarar görebileceğini öngörebilecek durumda olduğu, ancak deneyimlerine ve silahı olayın başından beri taraflardan uzak tutma gayesinde ve tutumunda bulunarak zarar gelme ihtimalini engellemeye çalıştığı, buna rağmen ...'in istenmeden vurularak ölümüne yol açması nedeniyle sanığın eyleminin bilinçli taksirle ölüme sebep olma suçunu oluşturduğu şeklindeki hükmün gerekçesi ve Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasını öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2026 tarihinde karar verildi.