Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1744 E. 2026/4859 K. – Müstehcenlik
Konu: Müstehcenlik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1744
- Karar No
- 2026/4859
- Karar Tarihi
- Konu
- Müstehcenlik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1580 E., 2025/1918 K. SUÇ : Müstehcenlik KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile kararın onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Anayasa Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli ve 2022/120 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararında belirtilen 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarının iptaline ilişkin gerekçeler ve iptal kararı sonrası 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesinde "272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır. 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir" şeklinde yapılan düzenleme ile ilgili düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi madde gerekçesindeki "Düzenlemeyle, istinaf incelemesi akabinde bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. Buna göre, bölge adliye mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından temyiz edilebilirlik değerlendirmesi 286. madde uyarınca yapılacaktır. Temyiz edilemez nitelikteki hükümlere ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları temyiz edilemeyecek, temyiz edilebilir nitelikteki hükümlere ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ise ilgililer tarafından temyiz edilebilecektir" şeklindeki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 62/1, 52/2 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükme yönelik sanığın ve sanık müdafiinin istinaf istemlerine dayalı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlama veya yayınlanmasına aracılık etmek suretiyle müstehcenlik ve müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri çocukların görebileceği yerlerde göstermek suretiyle müstehcenlik suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2, 62/1, 52/2, 53... sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmaısına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE VE KARAR Kabul edilebilir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan 31.03.2023 tarihli ilk mahkûmiyet kararına yönelik sanığın ve sanık müdafiinin istinaf istemlerine dayalı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "TCK 226/5 maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun işlenebilmesi için aynı maddenin 3 ve 4'üncü fıkralarındaki ürünlerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması veya yayınlanmasına aracılık edilmesi gerekmektedir. Facebook, Twitter, instagram gibi sosyal medyada yayınlama veya yayınlamaya aracılık etmek için ürünlerin herkese açık alanda gösterilmesi gerekmektedir. Belli kişilerle sınırlı alanda gösterilmesi halinde yayınlama veya yayınlamaya aracılık etme fiili gerçekleşmeyecek, bu durumda TCK 226/3-2 cümlesinde gösterilen depolama, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma şeklinde fiil gerçekleşmiş olacaktır. Sanığın fiilinin TCK 226/5 ya da TCK 226/3-2 cümlesinde düzenlenen fiillerden hangini oluşturduğu konusunda bilirkişi raporu aldırılarak hüküm kurulması gerektiği," nedenine dayalı olarak bozma kararı verildiği,
Ancak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı ve eksik inceleme nedenine dayalı bu bozma kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, dolayısıyla Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan bozma kararına yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesinin bozma ilâmı üzerine yeniden hüküm kurmasının yasal dayanağı bulunmadığından gerek anılan bozma kararının gerek İlk Derece Mahkemesince ikinci kez verilen kararın hukukî değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenlerlen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde bozma kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.