Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8223 E. 2026/5141 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8223
- Karar No
- 2026/5141
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4470 E., 2025/496 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 2.250,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik saınık müdafiinin istinaf istemine dayalı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE VE KARAR Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan 07.06.2023 tarihli ilk mahkûmiyet kararına yönelik sanık müdafiinin istinaf istemine dayalı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Yasal şikayet süresi kapsamında kalan (21/06/2016 - 21/11/2016) tarihleri arasında gönderilen mesajların sayısı ve zaman aralıkları karşısında, suçun 'ısrar' (maddi) unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması" nedenine dayalı olarak bozma kararı verildiği,
Ancak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı ve eksik inceleme nedenine dayalı bu bozma kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, dolayısıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan bozma kararına yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesinin bozma ilâmı üzerine yeniden hüküm kurmasının yasal dayanağı bulunmadığından gerek anılan bozma kararının gerek İlk Derece Mahkemesince ikinci kez verilen kararın hukukî değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde bozma kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.