Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/5163 E. 2026/10752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5163
Karar No
2026/10752
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/665 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 05.09.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/29370 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/89577 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,16.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/89577 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2024 tarihli kararı ile, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar şartı gerçekleşmediğinden bahisle kovuşturma şartı gerçekleşmediği şeklindeki gerekçe ile kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, Şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/10/2022 tarihli ve 2022/139917 soruşturma, 2022/7147 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun olarak 11/10/2022 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek kesinleştiği, Adı geçen sanığın 22/05/2023 tarihinde çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içerisinde kuruma başvurma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ihlal ettiğinin anlaşılmasını takiben İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 06/06/2023 tarihli ve 2023/8634 İİDK sayılı birinci uyarı yazısının bizzat sanığa 11/07/2023 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, yasal süre içerisinde yine kuruma başvurma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ihlal etmesi üzerine, aynı Müdürlüğün 26/07/2023 tarihli ve 2023/13791 İİDK sayılı yazısı ile sanığın ikinci kez uyarılmasına karar verilerek 08/08/2023 tarihinde aynı konutta oturan, ehil ve reşit olan sanığın annesine tebliğ edildiği, bu defa yükümlünün 19/08/2023 tarihine kadar Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğüne müracaat etmeyerek yükümlülüğünü üçüncü kez ihlal etmesini müteakip, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonunun 31/08/2023 tarihli ve 2023/19494 İİDK sayılı kararı ile dosya kaydının kapatılmasına karar verildiği nazara alındığında, Denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin anlaşılması karşısında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2023 tarihli ve 2023/69778 esas sayılı iddianamesi ile şüpheli hakkında açılan kamu davasında, yargılama yapılarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile kamu davasının durmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 04.11.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2022 tarihli ve 2022/139917 Soruşturma, 2022/7147 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii ve itiraz süresinin usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın, şüpheliye tutuklu bulunduğu Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 11.10.2022 tarihinde tebliğ edilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2023 tarihli ve 2022/139917 Soruşturma, 2023/69778 Esas, 2023/50406 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.07.2024 tarihli ve 2024/24 Esas, 2024/665 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8-son cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44/3. maddesi düzenlemesi, "(3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır." şeklinde olup, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının 22.05.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 06.06.2023 tarihli uyarı yazısının 11.07.2023 tarihinde bizzat tebliğ edilmesinden sonra yine müdürlüğe başvurmaması üzerine ikinci kez uyarılmasına karar verildiği, 26.07.2023 tarihli ikinci uyarı yazısının 08.08.2023 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra sanığın müdürlüğe başvurduğu, 18.08.2023 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğüne sevkedildiği, ancak hastaneye başvurmayarak yükümlülüğünü üçüncü kez ihlal etmesi nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 31.08.2023 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verildiği, ısrar şartının gerçekleştiği anlaşıldığından, mahkemece "ısrar şartının" oluşmadığı şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile verilen durma kararı gerekçe yönünden kanuna aykırıdır. Ancak; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve varsa müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2025/1691 Esas, 2025/4543 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında yer verilen gerekçelerle, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarında, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik/tedavi tedbiri uygulanmasına" dair kararın, ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan şüpheliye tebliği sırasında, CMK'nın 263. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kanun yoluna başvuru ile ilgili, ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle kullanabileceği şeklindeki ihtaratın yapılmasının kararın kesinleşmesi yönünden zorunlu olduğu, Somut olayda; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.10.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar, Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan şüpheliye 11.10.2022 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de, karar tarihinde Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan şüpheli hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda CMK'nın 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği ve bu hususun anılan Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 11.10.2022 tarihinde yapılan tebliğ işleminde de belirtilmediği anlaşıldığından, erteleme kararının kesinleşmemesi nedeniyle denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan işlemler hukukî sonuç doğurmayacağı gibi erteleme süresinin başlamayacağı, dolayısıyla yükümlülük ihlalinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan ve dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçe ile durma kararı verilmesi kanuna aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen "durma kararı" sonuç olarak doğru olmakla birlikte, hukuka aykırılığın giderilebilmesi için kararın gerekçesine yönelik olarak bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş, kararın gerekçe yönünden bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2024 tarihli ve 2024/24 Esas, 2024/665 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/5163, K. 2026/10752, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-5163-e-2026-10752-k-72529f7b37aa