Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4500 E. 2026/4920 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4500
Karar No
2026/4920
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/463 Değişik İş SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İtirazın kabulü kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2020/557 Esas, 2023/1045 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilen hükmün açıklanmasnın geri bırakılması kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin merci İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/463 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.01.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.02.2025 tarihli ve ...-...-...-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/22851 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/22851 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'nun, anılan Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2023 tarihli ve 2020/557 esas, 2023/1045 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/01/2024 tarihli ve 2024/463 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21/10/2024 tarihli ve 2024/23 esas, 2024/11929 karar sayılı ilâmında yer alan, "...26.03.2019 tarihinde kesinleşen hükümlere yönelik 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi sonrası duruşmalı olarak yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, 2010, 20 11... takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin; 15.04.2023 tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığından etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı, ayrıca lehe değerlendirme sonucu tüm takvim yılları için zincirleme suçun tatbiki suretiyle kurulan hükümde de bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek, bu suç yönünden itirazın reddi yerine, "...7440 sayılı Kanun ile yapılandırmaya başvuru süresinin uzatıldığı, sanığın başvurduğu ve vergi borcunun taksitlendirilerek yapılandırıldığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden ise; defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "... edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca, hükümlü hakkında belirlenecek temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim uygulanması hususunun değerlendirilmesi bakımından uyarlama yargılaması yapılması gerektiği... kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;

Mahkemesince her ne kadar sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda izah edildiği üzere sanığın üzerine atılı defter ve belgeleri ibraz etmemek eyleminde somut bir zarardan söz edilemeyeceği cihetle, sanık hakkında 7394 sayılı Kanun'un 4/3. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/a maddesine eklenen hüküm uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandırıldığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.

2. 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341 inci maddesinin birinci fıkrası; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. " şeklinde düzenlenmiştir.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 3...7 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı katılan vekilinin itirazı üzerine mercii İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/463 Değişik iş sayılı kararı ile " defter ve belge ibraz etmeme suçunda vergi ziyaı ortaya çıkmadığından bahisle sanık hakkında 1/2 ortanında indirim yapılmış ise de; defter belge ibraz etmemenin özel usulsüzlük cezasına tabi olduğu, 359 ek fıkrada kesilen cezanın yarısı ve buna isabet eden gecikme zammından bahsedildiği, ayrıca yazılan inceleme sonucunda vergi ziyaının ortaya çıkmış ve buna bağlı olarak da vergi ve ceza kesilmiş olabileceği, zira vergi dairesinden sorulduğunda da bir miktar bildirildiği ve sanığın henüz ödemeleri tamamlamadığının anlaşıldığı, bu halde sanık hakkında 7394 sayılı Yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince cezasında indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "... edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca, sanık hakkında 1/2 oranında indirim uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulüne dair merci kararı isabetsiz olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/463 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4500, K. 2026/4920, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4500-e-2026-4920-k-9b900f54c3f1