Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4447 E. 2026/4322 K.

Konu: Sahte Belge Düzenleme Ve Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4447
Karar No
2026/4322
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Düzenleme Ve Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/675 Değişik İş SUÇ : Sahte belge düzenleme ve kullanma KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2019/133 Esas, 2019/681 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyarlama yargılaması neticesinde verilen hükümlere yönelik yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli ve 2024/675 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.06.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-20671-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9998 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9998 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun’un 359-b (iki kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. (iki kez) maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2019 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/681 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 23/03/2020 tarihli ve 2020/679 esas, 2020/1656 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun uyarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama talebinin kabulüne karar verilmesini takiben, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın, anılan suçtan 213 sayılı Kanun'un 359/b (iki kez), 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 7/2 (iki kez) ve 62/1 (iki kez). maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2024 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/681 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile uyarlama kararının kaldırılmasına dair mercii Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2024 tarihli ve 2024/675 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı 2015 tarihli eylem nedeniyle sahte fatura düzenlemek suçundan kamu davası açılması üzerine dosyanın Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/682 esasına kayden derdest olduğu anlaşılmakla, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, sanık hakkında 20 15... takvim yıllarına ve yıllar içerisinde işlenen suçlara ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen tek bir zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmekte ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/6-125 Esas, 2007/186 sayılı kararında açıklandığı üzere, uyarlama yargılaması ile derdest davaların birlikte görülemeyeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı olduğu gibi tabi oldukları kanun yolunun da farklı olması nedeniyle, sanık hakkında inceleme konusu 2016 tarihli eylem nedeniyle hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan 06/10/2016 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2019 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/681 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 23/03/2020 tarihli ve 2020/679 esas, 2020/1656 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun uyarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama talebinin kabulüne karar verilmesini takiben, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın, anılan suçtan 213 sayılı Kanun'un 359/b (iki kez), 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 7/2 (iki kez) ve 62/1 (iki kez). maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği; sanık hakkında inceleme dışı 2015 tarihli eylemi nedeniyle hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan kamu davası açılması üzerine dosyanın Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/682 esasına kayden derdest olduğu cihetle, derdest olan dava ile uyarlama yargılaması yapılan davanın birlikte yürütülerek tek hüküm ile karara bağlanamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandırıldığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İnceleme konusu dava dosyaları değerlendirildiğinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, 2007/186 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, "...duruşma açılarak yapılsa da, uyarlama yargılamasının sonraki yasanın lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki kararın dışına çıkılmadan, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan hükümlerinin tamamının uygulanarak, bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe yasanın tespiti ile yetinilmesinin gerekeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan, haklarındaki hüküm kesinleşenlerle, yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanmasının yasal olarak mümkün olmadığı..." şeklindeki açıklamalar karşısında; Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/328 esas sayılı dosya ile 2015 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan görülmekte olan derdest davanın birlikte yürütülerek tek bir hüküm ile karar bağlanamayacağı anlaşılmakla; itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli ve 2024/675 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4447, K. 2026/4322, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4447-e-2026-4322-k-98eec8c0a9dd