Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4421 E. 2026/5506 K.

Konu: Sahte Belge Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4421
Karar No
2026/5506
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Düzenleme

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/5066 Değişik iş SUÇ : Sahte belge düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2024 tarihli ve 2024/16929 Soruşturma, 2024/11528 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.05.2024 tarihli ve 2024/5066 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.05.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-06-20376-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11103 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11103 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/04/2024 tarihli ve 2024/16929 soruşturma, 2024/11528 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/05/2024 tarihli ve 2024/5066 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2016 tarihli iddianamesi ile muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçundan kamu davası açılması üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle sanığın beraatine, sanık hakkında 213 sayılı Kanun'un 359/b.maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına dair Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2023 tarihli ve 2016/507 esas, 2023/663 sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 19/02/2024 tarihli ve 2023/876 esas, 2024/211 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin şüpheli hakkında 2011, 20 12... yıllarında sahte belge düzenlemek suçlarından dolayı suç duyurusu üzerine, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/04/2024 tarihli karar ile şüphelinin eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tâbi olduğu, somut olayda suç tarihinin 31/12/2013 tarihi olduğu ve iddianame düzenlenme tarihinin 02/03/2016 tarihi olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'nun 67/2. maddesi gereğince zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı cihetle, anılan Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının 02/03/2024 tarihine kadar gerçekleştiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, anılan karara müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine, mercii Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 21/05/2024 tarihli 2024/5066 değişik iş sayılı kararı ile olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve zamanaşımının dolmadığından bahisle itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de;

Şüphelinin üzerine atılı suça ilişkin 213 sayılı Kanun’un 359/b maddesinde öngörülen cezanın 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olduğu, cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e, 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 2011, 20 12... yılları olduğu, 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle, şüphelinin üzerine atılı 213 sayılı Kanun’un 359/b maddesinde yer alan suçun cezasının üst sınırının 8 yıla çıkarıldığı, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesi gereğince 15 yıl olduğu anlaşılmakla, suç tarihleri itibariyle şüphelinin lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının süresinin uygulanması gerektiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı anlaşıldığından, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin suç tarihlerine göre sırasıyla 2019, 20 20... yıllarında gerçekleşmiş dolduğu gözetilmeden, anılan karara karşı yapılan itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandırıldığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.

4. Suç tarihinde yürürlükte bulunan, 213 sayılı Kanun'un "Kaçakçılık suçları ve cezaları" başlıklı 359/b. maddesi; "b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir."

Şeklinde düzenlenmiştir.

5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2016 tarihli ve 2015/33737 soruşturma, 2016/2414 esas sayılı iddianamesi ile 2011, 20 12... takvim yıllarında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2023 tarihli ve 2016/507 esas, 2023/663 karar sayılı kararı ile beraatine, 2011, 20 12... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, kararın 19.02.2024 tarihinde kesinleşmesini müteakip suç duyurusunda bulunulduğu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2024 tarihli ve2024/16929 soruşturma, 2024/11528 karar sayılı kararı ile "şüpheliye atılı sahte belge düzenlemek suçunun en sonuncusunun 31.12.2013 tarihinde işlendiği, şüpheli hakkında zamanaşımını kesen en son tarih olan iddianamenin ise 02.03.2016 tarihinde düzenlendiği, başkaca zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir sebebe de rastlanılmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesi uyarınca şüpheliye isnat edilen suçun asli zamanaşımı olan 8 yıllık sürenin 02/03/2024 tarihinde dolduğu belirlenmekle.." şeklindeki gerekçe ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ve bu nedenle anılan karara karşı itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.05.2024 tarihli ve 2024/5066 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4421, K. 2026/5506, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4421-e-2026-5506-k-f33daecdeecd