Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/704 E. 2026/4956 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/704
Karar No
2026/4956
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/1754 Değişik İş SUÇ : Taksirle öldürme KARAR : İtirazın reddine ilişkin merci kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle öldürme suçundan yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.01.2024 tarihli ve 2022/114892 Soruşturma, 2024/10792 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikâyetçiler vekili tarafından yapılan itirazın, İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.09.2024 tarihli ve 2024/1754 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve ...-105-34-5070-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve KYB-2026/612 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve KYB-2026/612 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, olay tarihinde müteveffanın ... Odası ... ve ... Vakfı ... Tesislerinde çalışmakta iken fenalaşarak vefat ettiği somut olayda, şüphelilerin bu olayla ilgili herhangi bir kusuru bulunduğuna dair haklarında kamu davası açmaya yeterli ve net delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, somut olayda şüphelilerin olayla ilgili kusurunun olup olmadığı, meydana gelen ölüm hadisesinin iş kazası olup olmadığı hususlarında raporun tanzim edilmediğinin anlaşılması karşısında, iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınması gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı ve şüphelilerin olayla ilgili kusur durumlarının bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. ... Odası Eğitim ve ... Vakfı ... Tesislerinde çalışmakta olan ...'in, 17.03.2022 tarihinde iş yerinde iken rahatsızlanması sonucu öldüğü olay ile ilgili olarak yapılan soruşturma evresi sonunda, taksirle öldürme suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.01.2024 tarihli ve 2024/114892 Soruşturma, 2024/10792 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikâyetçiler vekili tarafından yapılan itiraz, İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.09.2024 tarihli ve 2024/1754 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedilmiştir.

2.Dosya kapsamında yer alan hastane kayıtlarına ilişkin bilgi ve belgeler, olayı gören işçiler A. K. ile T. E. nin ve şikâyetçilerin anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, 17.03.2022 tarihinde, ...'in, öğle yemeği molasında rahatsızlandığı ve oturmuş olduğu sandalyeden düştüğü, olay yerine intikal eden 112 acil sağlık ekibi ve devamında sevk edildiği hastanede yapılan müdahalelere rağmen sonuç alınamadığı ve öldüğü, düzenlenen ölüm belgesinde ölüm sebebinin "ventriküler fibrilasyon ve flutter" olarak gösterildiği, ölenin iş yerinde çalışma saatleri içinde iken rahatsızlanarak ölmesi durumu iş kazası olarak ilgililerin hukuki sorumluluğunu doğurabilecek ise de, şüphelilerin cezai sorumluluğunu doğurabilecek nitelikte bir durumun olduğuna dair dosya kapsamında bir delil, anlatım ya da ölüm sebebi olarak gösterilen hastalığın ölende bulunmadığına dair bir iddianın bulunmaması karşısında kovuşturmaya yer olmadığı kararında ve karara yapılan itirazın reddi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma talebi isabetsiz görülmüştür.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/704, K. 2026/4956, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-704-e-2026-4956-k-6af60de2b1b5