Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1207 E. 2026/3924 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1207
- Karar No
- 2026/3924
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2025/1246 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.02.2025 tarihli ve 2024/13424 Esas, 2025/1304 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Nevşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.03.2025 tarihli ve 2025/1246 Değişik iş sayılı kararın kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve ...-105-50-...-...-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.01.2026 tarihli ve 2026/2273 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.01.2026 tarihli ve 2026/2273 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'ın... Sağlık ve ... Şirketinde insan kaynakları ve işveren vekili olarak çalıştığı, müşteki ...'in ise anılan şirkette işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde müştekinin makine başında çalışırken makinenin tıkanması üzerine makinedeki tıkanıklığı açmak için müdahale ettiği esnada kolunu makineye kaptırarak yaralandığı olay nedeniyle iş kazası ile ilgili olarak başlatılan soruşturmada, konuya ilişkin A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişiden aldırılan 09.10.2024 tarihli raporda, müşteki ...'in karıştırıcı miksere elektrik akımını kesmeden müdahale ettiği, yaşanan iş kazasında müştekinin ihmali bulunduğu, şüpheli ...'a herhangi bir kusur atfedilemediğinin bildirilmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheli hakkında somut olayla ilgili olarak içerisinde makine mühendisi ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanının da yer aldığı en az üç kişilik bilirkişi marifetiyle olaya ve olay yerine ilişkin inceleme yapılarak rapor hazırlanması, yapılan inceleme sonrasında kusur durumunun tespit edilerek şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170. maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173. maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği hususlarına yer verilmiştir. 2. Dosya kapsamına göre; şüpheli ...'ın... Sağlık ve ... Şirketi'nde insan kaynakları ve işveren vekili olarak çalıştığı, şikâyetçi ...'in ise anılan Şirket'te işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde şikâyetçinin makine başında çalışırken makinenin tıkanması üzerine makinedeki tıkanıklığı açmak için müdahale ettiği esnada kolunu makineye kaptırarak yaralandığı olay nedeniyle iş kazası ile ilgili olarak başlatılan soruşturmada, konuya ilişkin A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişiden aldırılan 09.10.2024 tarihli raporda, şikâyetçi ...'in karıştırıcı miksere elektrik akımını kesmeden müdahale ettiği, yaşanan iş kazasında şikâyetçinin ihmali bulunduğu, şüpheli ...'a herhangi bir kusur atfedilemediğinin bildirilmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şüpheli hakkında somut olayla ilgili olarak alınan bilirkişi raporunun A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişiden alındığı, yapılan inceleme sonrasında kusur durumunun tespit edilerek şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edildiği olayın açıklanması ve kusur tespiti açısından dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporunun yeterli ve anlaşılır olduğu, Sulh Ceza Hâkimliğince, verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddi kararında isabetsizlik bulunmadığından Kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.