Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4473 E. 2026/5505 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4473
Karar No
2026/5505
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/878 Değişik iş SUÇLAR : Sahte belge düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/591 Esas, 2023/782 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2024 tarihli ve 2023/878 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.01.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-16-30507-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11329 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11329 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sahte fatura düzenlemek ile defter ve belgeleri süresinde ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet etmek suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 359/b-1 (3 kez), 359/a-2 ve 62. (4 kez) maddeleri gereğince, 2 yıl 6 ay ve 15 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2019 tarihli ve 2017/851 esas, 2019/180 sayılı kararının istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama talebinin kabulüne, infazın durdurulmasına ilişkin Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2022 tarihli ve 2017/851 esas, 2019/180 sayılı ek kararını takiben, sanığın süresi içinde ödeme yapmadığından bahisle yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına, infazın kaldığı yerden devamına dair Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2023 tarihli ve 2017/851 esas, 2019/180 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/01/2024 tarihli ve 2023/878 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Sanık hakkında inceleme dışı 2012 yılında sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediğinden bahisle, Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/336 esas, 2017/590 sayılı kararıyla verilen mahkumiyet kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19/06/2018 tarihli ve 2017/221 esas, 2018/1768 sayılı kararıyla bozulmasının ardından yapılan yargılamanın aynı Mahkemenin 2018/977 esasına kayden derdest olduğu,

İnceleme konusu olan dosya bakımından ise, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2017 tarihli ve 2017/13953 sayılı iddianamesi ile sanığın 2013, 20 14... yıllarında sahte fatura düzenlediği, 2016 yılına ilişkin olarak da defter ve belgeleri süresinde ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet etmek suçundan dolayı cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/977 esasına kayden devam etmekte olan dosyanın işbu inceleme konusu doysa ile birleştirilmesi gerektiği yönünde de talepte bulunulmuş ise de,

Uyarlama yargılamasının, kesin yargı haline gelmiş önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki kanunun ilgili tüm hükümlerinin birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesi ve bunların karşılaştırılması ile sınırlı bir kurum olduğu, dolayısıyla uyarlama yargılaması sırasında yeni olay ve delillerin tartışılmasının kurumun hukuki niteliği ile bağdaşmayacağı, dolayısıyla sanığın 2012 tarihli eylemi nedeniyle açılan Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/977 esas sayılı dosyasında devam etmekte olan davada, 2013, 20 14... tarihli eylemlerinden dolayı evvelce kesinleşen inceleme konusu Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2019 tarihli ve 2017/851 esas, 2019/180 sayılı dosyasında, uyarlama yargılaması sonucunun kesinleşmesinin beklenmesi ve kesinleşen dosyanın aslı ya da onaylı örneklerinin dosya arasına konularak sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;

7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklinde olduğu,

Dosya kapsamına göre, Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2019 tarihli kararı akabinde, anılan Mahkemenin 07/11/2023 tarihli kararıyla, 7394 sayılı Kanun kapsamında 213 sayılı Kanun'da yapılan değişikliğin sadece etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin olduğu kabul edilerek uyarlama yapılmış ise de, sanığın 2013, 20 14... yıllarında sahte fatura düzenlediğinden bahisle mahkumiyetine hükmedilmesine rağmen anılan fıkrada yer alan zincirleme suç hükümleri bakımından hiçbir değerlendirme yapılmadığı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.”

Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.

2. Cumhuriyet Başsavcılığınca, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/591 Esas, 2023/782 Karar sayılı kararı ile "... sanığın lehine olan etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmadığı anlaşılmakla sanık hakkında uyarlama nedeni ile lehe uygulama sonucunda yeniden hüküm kurulmasını gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında uyarlama yargılaması sonucu yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına.." karar verilmiş, mercii tarafından itirazın reddi ile 03.01.2024 tarihinde kesinleşmiştir.

3. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. ..." Hükmü yer almaktadır.

4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün aynı mükellefiyete ilişkin 2012 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ve 2018/977 esas, 2025/9 karar sayılı ilamı ile zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği gözetilerek, 2013, 20 14... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçunu işlediği iddia ve kabul olunan hükümlü hakkında, 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile eklenen 213 sayılı Kanun'un 359/5. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi karşısında; itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

5. 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341 inci maddesinin birinci fıkrası; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. " şeklinde düzenlemeler karşısında, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359. ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca, hükümlü hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden belirlenecek temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim uygulanması hususunun değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması nedeniyle belirtilen gerekçeyle kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar verilmiştir.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2024 tarihli ve 2023/878 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4473, K. 2026/5505, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4473-e-2026-5505-k-371456c61452