Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6533 E. 2025/7496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6533
Karar No
2025/7496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1025 E., 2023/455 K. SUÇLAR : Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine hakaret suçundan neticeten hükmolunan 1.740,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/1-2, 125/4, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 2.610,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 10.06.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 09.11.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/1-2, 125/4, 62, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 1.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 62, 50/1-a ve 52/4. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren 29.08.2023 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Yargıtay 8. Ceza Dairesine, Yargıtay 8 Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/2892 Esas, 2023/8602 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın bozmaya karşı beyanları alınmadan karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, iddiaya konu kitabın basımı ve dağıtımının yapılmaması nedeniyle sanığa yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığının gözetilmediğine, birkaç suret olarak basılan kitapta suç teşkil ettiği iddiası bulunan bölüm ve bölümler üzerinde uzman bir bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, usûl ve kanuna aykırı hükmün bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık ... tarafından yazılıp, 25- 27... tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilen Taekwondo Türkiye Şampiyonasında dağıtılan ... isimli 70 sayfalık kitapta milli tekvandocu olan katılan M.G.'nin özel hayatının gizliliğini ihlal eden ifadelere yer verildiği, bu kapsamda; kitabın 23. sayfasında, “Sporcusu X ile yaşadığı aşk ilişkisinden, bu sporcuyu Akdeniz Oyunları sırasında telefonuna çıkmadığı için çamaşırhanede, tekme tokat dövdüğüne kadar uzunca bir liste var karşımızda. Şimdi diyeceksiniz ki; ne var ki bunda, aşk bu! İyi de kendisi evli ve 3 çocuk sahibi ve ilişki yaşadığı sporcunun antrenörü! Yani X'in ailesi kendisini M.G’ye emanet etmiş!..”, 24. sayfasında, “M.G, sporcusu olan bu bayanı Ankara'daki X otele getirir ve bir oda verilmesini ister, resepsiyon görevlisi kendisine ‘Size de bir oda verelim mi, siz de kalacak mısınız?’ der. M.G. ise, kendisinin gideceğini söyleyerek otelden ayrılır ama gece geç bir saatte tekrar otele gelerek bu bayanın odasının bulunduğu kata çıkar, sonrası, sabah otelden birlikte ayrılırlar!..” biçimindeki açıklamalarla sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Sanık hakkında hakaret suçundan neticeten hükmolunan 1.740,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu ve suç vasfına ilişkin herhangi bir temyiz isteğinin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Katılanın 01.11.2013 havale tarihli şikâyet dilekçesinde; son zamanlarda basında sıkça yer alan benzer iddialar ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikâyetçi olduklarını ve şahsının itibarını zedelemeye yönelik asılsız iftiralarla özel hayatına müdahale edildiğini beyan etmiş olması, sanığın ise gazeteci olduğunu ve kamuoyunu aydınlatma görevi bulunduğunu beyanla suçlamaları kabul etmemesi karşısında, öncelikle kitapta yer alan ve dava konusu edilen açıklamaların doğru ya da asılsız olup olmadığı araştırılıp, gerektiğinde söz konusu iddialarla ilgili olarak katılan tarafından şikâyet konusu edilen ve katılana yönelik yürütülen diğer adlî soruşturma dosyaları incelendikten sonra, sanığa isnat edilen eylemin, basın özgürlüğü çerçevesinde haber verme, düşünce ve kanaat açıklama ve eleştiride bulunma hakkının kullanılması kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, bozma ilâmındaki iddianın özetlenmesine ilişkin ifadelerin sanığa yüklenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğuna dair yetersiz gerekçelere ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

2. Kabul ve uygulamaya göre de: a) Sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen özel hayatın gizliliğini ihlal eyleminin, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden sonra işlenmesine ve gerekçeli karar başlığında da suç tarihi “25-27/10/2013" olarak yazılmasına rağmen sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6352 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 134/1. madde ve fıkrasının 1. cümlesi gereğince 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan Yerel Mahkemece, suçun işlendiği tarih göz ardı edilerek, temel ceza 6352 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK'nın 134/1. madde ve fıkrasının 1. cümlesinde asgari had olarak belirlenen 6 ay hapis cezası olarak tayin edilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

b) 5237 sayılı TCK'nın 134/1. madde ve fıkrasının 1. cümlesinde, 6352 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile yapılan değişiklikten önce yürürlükte bulunan düzenlemede, hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü ve 5237 sayılı TCK'nın 50/2. madde ve fıkrasına göre seçenek cezalardan tercih edilen hapis cezasının adlî para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeksizin, sanığa hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1 madde ve fıkrasının (a) bendi gereğince adlî para cezasına çevrilmesi,

c) Sanığa 5237 sayılı TCK'nın 134/1 ve 62. maddeleri gereğince hükmedilen 5 ay hapis cezası, bir gün karşılığı 20,00 TL olmak üzere 3.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine rağmen adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının 150 gün yerine 25 gün olarak yazılması suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması ve hükmolunan hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 52/1-2-3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması,

d) Koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı hâlinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği; ayrıca, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün, sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesine ilişkin düzenlemeye göre daha lehe olduğu nazara alınıp, katılanın maddî bir zararının tespit edilmediği olayda, adlî sicil kaydı bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul eden sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmamasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Yasal koşulları oluşmadığından" biçimindeki gerekçeden yoksun ibarelere dayalı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca SANIĞIN KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6533, K. 2025/7496, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6533-e-2025-7496-k-04c6cae0396c