Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5764 E. 2026/6909 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5764
- Karar No
- 2026/6909
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2345 E., 2023/1061 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık lehine koşulları oluşmamasına rağmen takdiri indirim halinin uygulandığına, temel cezanın üst sınırdan takdir edilmesi gerektiği ve vekâlet ücretinin eksik hesaplandığı istemine ilişkindir.
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının ve bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına, temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına ve sanığın beraatine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.04.2018 tarihinde saat 16.00 sıralarında, Türkiye Taş Kömürü uhdesinde kalmak kaydıyla rödovans karşılığı işletmeciliğini ... Madencilik Şirketinin üstlendiği ... Kilimli ilçesi ... Köyü ... Mahallesi'nde bulunan 18 numaralı maden sahası içerisinde yer alan 51 numaralı yer altı kömür ocağında, temyiz dışı sanık ... tarafından maden ocağı içerisinde desandre başında yer alan vincin halatına bağlanan boş vagonun desandreden aşağıya salınması sırasında halatın vagon arkasına bağlı olduğu pimin yerinden çıkması neticesinde, boş vagonun desandreden aşağıya doğru kaçması ve desandrenin aşağısında bulunan ...'ya çarpması nedeniyle onun ölümü ile sonuçlanan olayda, kazanın meydana geldiği ocakta yapılan denetimler sırasında ocağa daimi nezaretçi atanmasının yapılmaması ve tahkimat yetersizliği nedeniyle 18.12.2017 tarihinde MİGEM müfettişleri tarafından faaliyetlerin durdurulduğu, işletme sorumlu müdürünün sanık ... olduğu, 06.04.2018 tarihinde sanığa işletmenin izin alınana kadar hiçbir işlem ve çalışma yapılmaması gerektiğinin tebliğ edildiği olayla ilgili, soruşturma evresinde iş güvenliği uzmanı bilirkişisi tarafından 23.10.2018 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda; ocağın, olay tarihinde faal olduğunun, ocak içinde güvenli madencilik çalışması yapılabilmesi için alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirin alınmadığının, mevzuat ve genel madencilik ilkelerine uyulmadığının, daha önceden kapatılıp mühürlenen bu ocağın sanık ... tarafından kaçak olarak işletildiğinin, maden ocağını kaçak olarak açarak yeterli iş güvenlik önlemi almadan teknik denetimden uzak olarak işleten, çalışanları sigortasız ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının gereklerini sağlamadan tehlikeli koşullarda çalıştırarak ölen ...'nın hayatını tehlikeye atarak ölümüne sebep olması nedeniyle sanık ...'nin asli derecede (% 70 oranında) kusurlu olduğunun, ölen ...'nın yaşı ve hayat tecrübesi ile yeterli bilgi ve görgüye sahip bir kişi olarak, kaçak ocakta çalışmanın tehlikeli olduğunu bilecek olgunlukta olduğu halde girmemesi gereken iş güvenliğinden yoksun kaçak faaliyette çalışan ocağa girmek ve çalışmak suretiyle kendi sağlık ve güvenliğini riske atması sebebi ile tali derecede (%5) oranında) kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, kovuşturma evresinde maden mühendisi ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinin düzenlediği 10.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda; sanık ...'nin işveren olarak varagele başındaki vinci kullanan temyiz dışı sanık ...'na gerekli eğitimleri almasını sağlamayarak, çalışma esnasında ortaya çıkabilecek tehlikeler ve riskler konusunda bilgilendirme yapmayarak, güvenli çalışma şeklini öğretmeyerek, vinç halatının vagona bağlantısını sağlayan pimin yerinden çıkmasını önlemek için emniyet tedbiri alınmasını sağlamayarak ve emniyet halatı kullanılmasını sağlamayarak işletme müdürü olarak asli kusurlu olduğunun, ölen ...'nın iş güvenliğinden yoksun kaçak faaliyette çalışan ocağa girmek ve çalışmak suretiyle kendi sağlık ve güvenliğini riske atması sebebiyle tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemecesince, sanık ...'nin, ...'nın ölümüyle sonuçlanan maden kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, asli ve tam kusurlu sanık hakkında, olaydaki kusuru da gözetilerek adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, ayrıca sanığın Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün denetimi sonucu faaliyeti durdurulan ocağı kaçak olarak işlettiği, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfında yapılan işle ilgili ocaktaki eksikliklerin giderilmediği ve daimi nezaretçi görevlendirilmediği halde üretim yaptığı, kaçak çalıştırdığı ocakta sigortasız, mesleki belgesi bulunmayan işçileri, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili herhangi bir tedbir almadan çalıştırması da göz önüne alındığında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu gerekçesi ile bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.