Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8849 E. 2026/6911 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8849
Karar No
2026/6911
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/398 E., 2022/938 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarında yanılgıya düşüldüğüne, sanığın bilinçli taksirle cezalandırılması gerektiğine ve temel cezanın üst sınırdan takdir edilmesi istemine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; koşulları oluşmasına rağmen kişiselleştirme kurumlarının uygulanmamasına, sürücü belgesinin geri alınma süresinin isabetsiz olduğuna, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 25.09.2018 tarihinde saat 12.00 sıralarında, sanık sürücü ...'un sevk ve idaresindeki 06... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, yerleşim yeri içerisinde, bölünmüş, tek şeritli, platform genişliği 7 m olan, asfalt kaplama, yatayda düz, düşeyde eğimsiz, açık havada ve kuru zeminli hız sınırının 50 km/s olan üç yönlü T kavşakta ... 54. Caddeyi takiben seyir halinde iken Prof. Dr. ... Caddesi kavşağına gelip sola dönüş yaparak ... istikametine doğru seyrine devam etmek istediği sırada aracının sol ön yan kısımları ile yolun sağından soluna doğru kavşak girişinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ...'ya çarpması neticesinde, yaya ...'nın ölümü ile sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağında; 06... plaka sayılı otomobil sürücüsü sanık ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/2. (dönüş kurallarına riayet etmemek) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiğinin, ölen yaya ...'nın herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, soruşturma evresinde adli trafik bilirkişisi tarafından 09.11.2018 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda; 06... plaka sayılı otomobil sürücüsü sanık ...'un 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b ve 53/d. maddelerinde yazılı kuralları ihlal ederek asli kusurlu olduğunun, ölen yaya ...'nın herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığından kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, kovuşturma evresinde Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından 24.10.2019 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, sanık sürücü ...'un yola gereken dikkatini vermediğinin, manevra alanını yeterince kontrol altında bulundurmadığının, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde sola dönüş manevrası yaptığının, kavşaklarda dönüş yaptığı sırada kavşak giriş çıkışlarından geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu kurala riayet etmeyerek sağdan yola girmiş ve kavşak girişinden karşıya geçmekte olan yayaya çarptığı olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği, kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğunun, ölen yaya ...'nın oluş şartlarında hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemecesince, sanık ...'un, ...'nın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde asli ve tam kusurlu sanık hakkında, olaydaki kusuru da gözetilerek adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak uygun bir cezaya hükmedilmesi ve sanığın olayda tam ve asli kusurlu olması nedeniyle hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8849, K. 2026/6911, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8849-e-2026-6911-k-7035aa8be958