Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5675 E. 2026/5428 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5675
Karar No
2026/5428
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/684 E., 2023/652 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine ve sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ilişkin hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 63... /6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın dosya kapsamına ve oluşa aykırı olduğuna, savunma ve itirazların değerlendirilmediğine, kazanın meydana geldiği yerde yol şerit çizgilerinin olmadığına, yol kusurunun bulunduğuna, ölenin şerit ihlali yaptığına, ölen sanığın kullandığı aracın sol tarafından çarptığına, sanığın kusursuz olduğuna, hükmedilen cezanın fazla olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21.07.2019 tarihinde, sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri dışında, gündüz vakti, hız sınırının 90 km/s olduğu, havanı açık, yolun kuru, eğimsiz virajlı olduğu, iki şeritli, iki yönlü asfalt kaplama köy yolunda seyir halinde iken, viraja girdiğinde karşı seyir şeridine geçerek aracının sol ön kısımlarıyla, seyir istikametine göre karşı yönden kendi şeridinde gelmekte olan sürücü ...'nun idaresindeki motosikletin sol yan kısımlarına çarpması sonucu motosiklet sürücüsü ...'nun öldüğü, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, gerek soruşturma evresinde düzenlenen 07.08.2019 tarihli bilirkişi raporuna gerek kovuşturma evresinde alınan 25.02.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 12.03.2020 tarihli raporuna göre sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, bir kişinin ölümünden olayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi ve cezaların caydırıcılığı prensibi, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın sosyal ve ekonomik durumu, pişman olduğuna dair kanaat oluşmaması gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesinin uygulanmaması gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5675, K. 2026/5428, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5675-e-2026-5428-k-1003ea5e342d