Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1740 E. 2026/5369 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1740
Karar No
2026/5369
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/20 E., 2026/86 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi 'nin 11/06/2025 tarihli, 2025/73 Esas - 2025/467 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-d-f-son, 158/3, 52/2-4, 53/1-2-3, 63, 58/6-7. maddeleri gereğince 12 yıl hapis ve 10.500.000TL adli para cezası cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin 14/01/2026 tarihli, 2026/20 Esas - 2026/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi; atılı suçun oluşmadığı, sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığı, sanığın dolandırıcılık kastı taşımadığı ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/1740, K. 2026/5369, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-1740-e-2026-5369-k-cebc1976ef05