Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7959 E. 2026/4182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7959
- Karar No
- 2026/4182
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3726 E., 2021/3071 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve konutunu terk etmeme adli kontrol uygulanması nedeniyle 70.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 05.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının haksız gözaltı kaldığı ve konutu terk etmeme adli kontrolünde geçirdiği sürelere ilişkin olarak çalışma bakanlığı tarafından belirlenen davacının en az kazanılabileceği kabul edilen aylık ve günlük asgari ücret esas alınarak ve mahkememiz tarafından yapılan hesaplamada davacının 8 gün gözaltında ve 194 gün konutu terk etmeme adli kontrolü altında kalması nedeniyle oluşan toplam 202 günlük maddi gelir kaybının asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 9.150,88 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 05.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarına ilişkin "9.150,88 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "293,77 TL" ibaresinin eklenmesi, manevi tazminat miktarına ilişkin "10.000 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "1.300,00 TL" ibaresinin eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin "2.299,00 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "1.056,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, davacının ayağındaki elektronik kelepçe sebebiyle 3 aya yakın evden dışarı çıkamayan müvekkilin içe kapanmış ve hayata, adalete olan inancını kaybetme noktasına geldiğini bu hususun da maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/64354 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 05.10.2016 - 12.10.2016 tarihleri arasında 7 gün gözaltında kaldığı, 14.10.2016 tarihinde ise konutunu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verildiği, 24.05.2017 tarihinde konutunu terk etmeme adli kontrol tedbirinin kaldırıldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 22.03.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleştiğine ve kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; davacı hakkında uygulanan ve 5271 sayılı CMK'nın 109/3-j maddesinde düzenlenen konutunu terk etmemek ve imza atmak suretiyle şeklindeki adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacı hakkında aynı dosyada 7 gün gözaltında kalması nedeniyle sadece CMK’nın 141/1-e maddesi gereğince gözaltı nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hükümdeki manevi tazminatın '"1.300 TL" olarak değiştirilmesi ile maddi tazminatın "293,77 TL" olarak indirilmek ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14 üncü maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 144'üncü maddesinin birinci fıkrasına "adli kontrol altına alınan" ibaresi eklenmiş ve ilgili yasal düzenlemelerin 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa eklenen geçici 6 ncı maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca 141 inci maddede yapılan düzenlemelerin, 01.06.2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 144/1-b maddesinde belirtilen ''tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin' tazminat talebinde bulunamayacağına ilişkin düzenleme uyarınca davacı hakkında konutunu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin 14.10.20 16... .05.2017 tarihleri arasında yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden önce uygulandığı tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararında davacı vekili ile davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.