Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7692 E. 2026/4139 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7692
Karar No
2026/4139
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1429 E., 2022/84 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı, ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî ek kararın onanması, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekili tarafından temyiz edildiği, sanık ... müdafiinin temyizi bakımından 23.02.2022 tarihli ek karar, katılanlar vekilinin temyizi bakımından 02.03.2022 tarihli ek karar ile temyiz istemlerinin reddine karar verildiği, sanık ... müdafiinin 23.02.2022 tarihli ek kararı ve sanık ... müdafiinin asıl kararı temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın beraatine, sanık ... İnan hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına kararı verilmiş, o yer Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, sanık ... müdafiinin temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı CMK'nın 296/1. maddesi gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” ilişkin 23.02.2022 tarihli ek karar, katılanlar vekilinin sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmüne dair temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı CMK'nın 296/1. maddesi gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” ilişkin 02.03.2022 tarihli ek karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine dair ek kararın onanmasına, katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve esas yönünden hatalı olduğuna, müvekkil sanığın kusursuz olduğundan beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; ek kararın bozularak sanık lehine karar verilmesi gerektiğine, teşdit uygulanmaması gerektiğine, adli para cezasına hükmedilmemesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna, vekâlet ücretinin hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 12:05 sıralarında, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile yanında eşi ..., çocukları ölen ..., ... ve ... var iken, meskun mahal dışında, gündüz vakti, havanın açık olduğu, yolun kuru, düz ve eğimli olduğu, iki şeritli, bölünmüş asfalt kaplama devlet kara yolu olan Bursa-İzmir kara yolunun 38. kilometresinde sağ şeritte seyir halinde iken, bankette seyir halinde olan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki traktörün ve traktöre bağlı römorkun sağa sola savrulduğu, bu sırada sağ şeritten gelen sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araca sağ ön yan taraftan çarptığı, çarpmanın etkisiyle sanık ...'ın sevk ve idaresindeki aracın sola doğru savrulduğu, daha sonra emniyet şeridine girip durduğunda ise sanık ...'ın sevk ve idaresindeki traktör ile sanık ...'ın aracına arkadan çaptığı, sanık ...'ın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın kaza mahallinde hayatını kaybettiği, araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'ın kesin adli raporlarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandıkları, yine ...'ın organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığının anlaşıldığı, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ile istinabe mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere kazaya ilişkin ilk çarpma noktasına ait fotoğraflar ile çapmadan sonra traktör sürücüsünün duramayarak önüne geçen araca çarpması hususu gözetildiğinde, traktör sürücüsü sanık ...'ın kullandığı traktör römorkunun savrularak sanık ...'ın kullandığı aracın sağ ön kısmına yandan vurduğu, sanık ...'ın kullandığı aracın traktöre arkadan çapmadığı, katılanların beyanı ile kazanın oluşumu ve fotoğrafların uyumlu olduğu, bu durumda kazanın oluşumunda sanık ...'ın tamamen ve asli kusurlu olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı, sanık ...'ın ise olayda kusurunun bulunmaması nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan beraatine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; kaza tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu raporu, kazaya ilişkin fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Adli Tıp Kurumu raporunda ikinci durum olarak belirlenen kusur tespitinin, kazanın oluşumu ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, bu itibarla; sanık ...'ın otomobili ile seyrederken aynı yöne bankette seyreden sanık ... idaresindeki traktöre, aracının sağ orta kısmı ile traktörün römorkunun arka sol köşesine çarptığı, ilk çarpışmanın bu şekilde meydana geldiğine ilişkin kaza mahallinde çekilmiş fotoğraflardan anlaşıldığı, sonrasında sürücü sanık ...'ın otomobili toparlayamayarak emniyet şeridindeki bariyerlere çarparak durduğu esnada otomobilin arka kısımlarına sürücü sanık ...'ın sevk ve idaresindeki traktörün zamanında fren ve direksiyon tedbirine başvurmadan emniyet şeridinde çarptığı, nitekim olay yeri inceleme raporunda da fren izi bulunmadığının tespit edildiği dikkate alındığında sanık ...'ın römorka tedbirsizce arkadan çarptığından asli kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise tali kusurlu olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş, sanık ... hakkında ise kişisel ve ailevi bakımdan etkilendiğinin ve mağdur olduğunun kabulü gerektiği, kızının ölümü ile sonuçlanan olayın 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesi kapsamında bir cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak şekilde mağdur olmasına yol açtığı değerlendirilmekle ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Katılanlar vekilinin sanık ... bakımından Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme karşı süresinde temyiz talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince 02.03.2022 tarihinde hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verildiği ve kararın katılanlar vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, katılanlar vekilinin söz konusu ek kararı temyiz etmediği anlaşıldığından, Tebliğnamede ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı CMK'nın 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2020/1429 Esas, 2022/84 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ancak şahsi cezasızlık sebebi bulunduğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7692, K. 2026/4139, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7692-e-2026-4139-k-93a5ee8773af